Güneşten Korunmanın Önemi

Güneş ışığı, aslında vücudumuz için faydalıdır. İhtiyacımız olan D vitamininin üretmesini sağlar. D vitamini vücudumuz için ciddi önem taşır. D vitaminini yiyeceklerle almak zordur. En fazla yağlı balıklarda bulunur. Eğer yağlı balıkları çok fazla tüketmiyorsak, besinlerle az miktarda D vitamini alırız. Ama sağlıklı olmak için, serumdaki D vitamini değerinin 70nmol/L civarında olması önerilmektedir. Bu nedenle cildimizin güneş ışınları ile temas etmesi gerekmektedir. Bu yararlarına rağmen güneş ışınları, güneş yanığının yaparak özellikle açık tenli ve benli kişilerde melanom adlı deri kanseri riskini artırdığını gösterir çalışmalar vardır. Bu olumsuz etkilerinden korunmak için hassas kişilerde güneşte kalınan süreyi ölçülü hale getirmek gerekir. Güneşten korunma, güneşten zarar görmeyecek ancak D vitamini eksikliği oluşmayacak düzeyde olmalıdır. 

Cildimizin yaşlanmasında, biyolojik yaşlanmanın yanı sıra, dış etkenler (güneş, soğuk, hava kirliliği, makyaj malzemeleri gibi) ve iç ektenler (beslenme bozukluğu, sigara, stres gibi) bir çok neden vardır. Cildin doğal yaşlanması güneş ile artmakta daha erken oluşmaktadır. Cildimizde koyu lekeler, ince kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, damarlanmada artış, kabalaşma gibi değişiklikler güneş etkisiyle artmaktadır. Bunun sonucunda uzun sürekli ve yoğun biçimde UV ve güneş ışığına maruz kalma sonucu cildimiz erken yaşlanır. Bunu kendi vücudunuzda rahatlıkla görebilirsiniz. Güneşe görmeyen kalça gibi bir bölgenize bakın cildiniz boyun, yüz gibi çok güneş gören bölgelerdeki cildinize göre daha genç olacaktır. Güneşten korunma ile fotoyaşlanmayı yani güneş ışınlarına bağlı yaşlanma etkilerini azaltabiliriz. Çocukları güneşten korumak çok önemlidir. Derimizde oluşan güneş hasarının %50-80'lik kısmı çocukluk ve ergenlik döneminde meydana gelir. 

Güneş yanıklarına sebep olan güneş ışınlarına maruz kalma hayatın sonraki dönemlerinde deri kanseri riskini arttırdığı kanıtlanmıştır. Güneşe maruz kalmak, deri kanseri riskini en fazla artıran faktörlerden biridir. Geçirilen her güneş yanığı zararlı etkiyi artırır. Bu nedenle zararın neresinden dönülürse kardır mantığı ile güneşe karşı korunmayı önemsemek için hiçbir zaman geç değildir. Solaryum ile yapay bir bronz ten elde etmek çok zararlıdır. Deri kanseri riskini önemli miktarda arttırır. Solaryum UV ışınları ile derinin bronzluğunu arttırır fakat derinin güneş ışınlarından kendini korumasını artırmaz. Bu nedenle, solaryumla kazanılmış bir bronz deri kendini güneş altındayken güneş yanıklarından koruyamaz. Güneşten korunmada birinci kural güneş koruyucu krem kullanmaktır. Fakat güneş koruyucu krem sürmüş birisinin uzun süre güneş altında kalması yinede güvenli değildir. Çünkü güneş koruyucu ile güneşi kelimenin tam anlamıyla bloke etmek şu anda mümkün değildir. Hiç bir güneş koruyucu tam koruma sağlayamaz. İnsanlar güneş kremlerinin tüm zararlı ışınları bloke ettiği düşünüp güneşin altında çok uzun süre kalmamalıdırlar. Koruyucu kıyafetler yardımcı olacaktır. Ayrıca güneş ışınlarının en yoğun geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında güneşlenmekten kaçınılmalıdır. Özellikle benleri olan kişilerin güneşten daha iyi korunmaları gerekmektedir. Ayrıca bazı benler kötü huylu benlere dönüşebilir. Hangi benlerin tehlikeli olduğunu bilmesi önemlidir. Benlerinizde ne olduğunda, doktora başvurmanız gerektiğini anlamak içi ABCD kuralını uygulamanız gerekmektedir. A: Asimetridir. Benin içerisinde düzgün olmayan renk ve şekil değişiklikleri var ise yani asimetri varsa önemlidir. B: Border. Sınır demektir. Benin sınırlarında girintilerin ve yamuklukların olması durumudur önemlidir. C: Color. Renktir. Benin içinde farklı renklerin olmasıdır. Tamamının tek renk olması yerine içinde farklı (siyah, kahverengi, koyu kahverengi, kırmızı) renklerin olmasıdır. D: Diameter. Çapıdır. Benin çapının 60 mm den büyük olması önemlidir. ABCD kuralında yer alan 4 kriterden 2 veya daha fazlasını pozitifse, panik yapmadan en kısa zamanda bir dermatologa görünmeniz gerekmektedir.

Lazer ve ıpl cihazlarındaki yeniklerden beni en fazla heyecanlandıran, Robot lazerlerdir. Bunlar yüksek çözünürlüklü web kamerası, ısı ve mesafe sensörü ile veriler eş zamanlı olarak bilgisayar ara yüzü ile kontrol edilerek seçilen alanın homojen ve yeterli enerji alması sağlayan  bilgisayarlı sistemlerdir. Anlık cilt yüzeyinde ısı ölçümü yaptığından yanık ihtimalini azaltmaktadır.

Lazer ve ıpl  cihazları dışında bahsedilebilecek diğer yenilikler; Eflornithine kremdir. Bu krem Eflornithine ornitine dekarboksilaz enziminin geri dönüşümsüz blokörüdür, bu blokajla hızlı bölünen dokuların yapı taşlarından olan poliminlerin azalmasına yol açar. Yapılan çalışmalar da lazer tedavilerine eklenmesinin tedavi başarısını artırdığı görülmüştür.  Türkiye'de bulunmayan krem yurt dışında Vagina adı ile satılmaktadır, ne yazık ki pahalıdır.

Bunun dışında; Melanin solüsyonları ile bölgenin melanin açısından zenginleştirilmesi için Lipoxome adı verilen melanin içeren lipozomal kapsüllerin topikal kullanıldığı bir araştırmada melanin uygulanan ve uygulanmayan bölgeler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmış olsa da uygulamadaki ek çaba ve maliyete bakıldığında sonuç hayal kırıklığı olarak değerlendirilmiştir.

Lazer  ve ıpl epilasyonda yenilikler deyice mutlaka ev için üretilen lazer ve Ipl cihazlardan bahsetmek gerekmektedir. Şu anda ıpl ve Diot lazer dalga boylarında üretilmekte olan düşük güçlü cihazlardır. Ev tipi cihazları, etkili bulan çalışmalar bir çok araştırma olmasına rağmen bu kadar düşük güçte enerji üreten cihazlar ile kalıcı kıl azalması elde edilebilmesi çok mümkün değildir.  Yapılan ölçümler uygun kullanıldığında, düşük doz nedeniyle  göz için güvenli bulsalar da yanlış kullanım (göze çok yakın atış yapılması) veya cihazdaki arızalar koplikasyon ihtimalini artıracaktır. Diğer bir sorun, paroksimal hipertrikozdur. Bildiğimiz üzere bölgenin etkin dozdan daha düşük dozlarda ısıtılması özellikle ince kıllarda artış yapmaktadır. Zaten ev tipi cihazlar ile epilasyon yapan kişilerde kılların daha fazla arttığı konusunda yayınlar vardır. Benim görüşüm  hiçte ucuz olmayan bu cihazlar alan bir çok kişinin daha sonra kıllarım artı diye yine biz dermatologlara şikayet bildireceklerdir.

Paylaş:

Etiketler: Dr.Fatma Yıldız, Cilt Bakımı, Güneşten Korunma, Güneş Işığı, D Vitamini,






Bize Mesaj Gönderin