Sedef hastalığı (psoriasis), bağışıklık sisteminin rol oynadığı, cilt hücrelerinin normalden hızlı yenilenmesiyle kalın ve pullu plaklara yol açabilen kronik bir hastalıktır. Ankara’da değerlendirmede yalnızca cilt bulguları değil; hastalığın tipi, yaygınlığı, tırnak ve eklem belirtileri, yaşam kalitesine etkisi ve daha önce kullanılan tedaviler birlikte ele alınır.

Ankara Life Polikliniği’nde sedef hastalığı şikâyetleri Dermatolog Dr. Fatma Yıldız tarafından; lezyonların görünümü ve yerleşimi, hastalığın seyri, eşlik eden tırnak veya eklem bulguları ve kişinin cilt yapısı dikkate alınarak değerlendirilir.

Sedef Hastalığı Nedir?

Sedef hastalığı, tıbbi adıyla psoriasis, kronik ve inflamatuar bir deri hastalığıdır. Cilt hücrelerinin normalden daha hızlı yenilenmesi sonucunda deride kalınlaşmış, belirgin sınırlı ve pullu alanlar ortaya çıkabilir.

En sık dirsekler, dizler, saçlı deri ve bel-sırt bölgesinde görülse de vücudun hemen her bölümünü etkileyebilir. Bazı kişilerde tırnaklarda değişikliklere veya eklem yakınmalarına da eşlik edebilir.

Hastalığın görünümü ve şiddeti herkes için aynı değildir. Bir kişide birkaç küçük plak bulunurken başka bir kişide geniş vücut alanları etkilenebilir. Tutulum alanı küçük olsa bile yüz, el, ayak, genital bölge veya tırnak gibi bölgelerin etkilenmesi günlük yaşam üzerinde belirgin sonuçlar oluşturabilir.

Sedef Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler sedef hastalığının tipine, yerleştiği bölgeye ve kişinin cilt özelliklerine göre değişebilir.

Sık görülebilen bulgular şunlardır:

  • Keskin sınırlı, kalınlaşmış cilt plakları
  • Beyazımsı veya gümüş renkli pullanma
  • Kızarıklık veya cilt renginde değişiklik
  • Kaşıntı
  • Yanma veya hassasiyet
  • Ciltte kuruluk ve çatlama
  • Çatlak bölgelerde kanama
  • Saçlı deride yoğun pullanma
  • Tırnaklarda küçük çukurlaşmalar
  • Tırnak renginde ve yapısında değişiklik
  • Tırnağın yatağından ayrılması

Sedefte kaşıntı her kişide aynı düzeyde değildir. Bazı kişilerde temel şikâyet görünür plaklar ve pullanma iken bazılarında kaşıntı, yanma veya ağrı daha belirgin olabilir.

Sedef Hastalığı Türleri Nelerdir?

Sedef tek bir klinik görünümden oluşmaz. Bir kişide birden fazla tipin özellikleri de görülebilir.

Sedef tipi

Genel görünüm

Öne çıkan özellik

Plak tipi sedef

Kalın, sınırlı ve pullu plaklar

En sık görülen tiptir

Damla tipi sedef

Çok sayıda küçük, damla benzeri lezyon

Özellikle bazı enfeksiyonlardan sonra başlayabilir

Ters sedef

Cilt kıvrımlarında daha düz ve parlak plaklar

Pullanma kıvrım bölgelerinde daha az belirgin olabilir

Püstüler sedef

İrinli görünümde steril püstüller

Sınırlı veya yaygın olabilir

Eritrodermik sedef

Çok geniş cilt alanında yaygın kızarıklık ve soyulma

Ciddi ve acil değerlendirme gerektirebilen bir tablodur

Plak Tipi Sedef

Plak tipi sedef en sık görülen psoriasis formudur. Dirsek, diz, saçlı deri ve bel-sırt bölgesinde belirgin sınırlı, kabarık ve pullu plaklar gelişebilir.

Plaklar dönem dönem küçülebilir, tamamen gerileyebilir veya yeniden belirginleşebilir.

Damla Tipi Sedef

Damla tipi sedefte gövde ve uzuvlarda çok sayıda küçük, yuvarlak veya damla biçimli lezyonlar ortaya çıkabilir.

Özellikle çocuk ve genç erişkinlerde bazı boğaz enfeksiyonlarından sonra gelişebilir. İlk kez ortaya çıkan yaygın, küçük ve pullu döküntülerde dermatolojik değerlendirme önemlidir.

Ters Sedef

Ters sedef; koltuk altı, kasık, meme altı veya diğer cilt kıvrımlarında gelişebilir.

Bu bölgelerde sürtünme ve nem nedeniyle plaklar klasik sedefteki kadar kalın ve yoğun pullu görünmeyebilir. Kızarıklık ve parlak, belirgin sınırlı yüzey daha ön planda olabilir.

Mantar enfeksiyonları ve diğer kıvrım bölgesi dermatitleri benzer görünüm oluşturabildiği için ayrım önemlidir.

Püstüler ve Eritrodermik Sedef

Püstüler sedefte cilt üzerinde iltihaplı görünüm veren ancak enfeksiyona bağlı olmak zorunda olmayan püstüller gelişebilir. Sınırlı olarak el ve ayaklarda görülebileceği gibi nadiren geniş vücut alanlarını tutabilir.

Yaygın püstüllere ateş, titreme veya belirgin genel durum bozukluğu eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir.

Eritrodermik sedef ise cildin çok geniş bölümünde yaygın kızarıklık ve soyulmaya yol açabilen nadir ve ciddi bir psoriasis türüdür. Ateş, titreme, halsizlik veya hızlı kötüleşme ile birlikteyse acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Saçlı Deri ve Tırnak Sedefi Nasıl Görünür?

Saçlı deri sedefi ince pullanmayla başlayabileceği gibi kalın, belirgin sınırlı plaklar şeklinde de görülebilir.

Plaklar saç çizgisinin dışına, alın, kulak çevresi veya enseye doğru uzanabilir. Bu özellik, bazı durumlarda seboreik dermatitten ayrımda yardımcı olabilir. Ancak iki hastalık birbirine benzeyebildiği ve bazen örtüşebildiği için uzun süreli saçlı deri pullanmasının dermatolojik olarak değerlendirilmesi önemlidir.

Tırnak sedefinde ise:

  • Küçük noktasal çukurlaşmalar
  • Sarı-beyaz veya kahverengi renk değişiklikleri
  • Tırnakta kalınlaşma
  • Tırnak altında birikim
  • Kırılma
  • Tırnağın yatağından ayrılması

görülebilir.

Tırnak mantarı benzer değişikliklere yol açabildiğinden yalnızca görünüm üzerinden tedavi başlanması doğru olmayabilir.

Tırnak ve Eklem Bulguları Neden Önemlidir?

Sedef yalnızca ciltle sınırlı kalmayabilir. Bazı kişilerde psoriatik artrit adı verilen inflamatuar eklem hastalığı gelişebilir.

Sedefi bulunan kişilerin özellikle şu belirtileri dermatolojik değerlendirme sırasında belirtmesi önemlidir:

  • Eklemde şişlik ve hassasiyet
  • Sabah belirgin olan eklem tutukluğu
  • Bir parmak veya ayak parmağının bütün olarak şişmesi
  • Topuk ağrısı
  • Ayak bileği çevresinde ağrı
  • Uzun süre oturduktan sonra belirginleşen tutukluk
  • Devam eden bel ağrısı

Tırnak sedefi de eklem tutulumu açısından dikkate alınan bulgulardan biridir.

Bu belirtilerin bulunması mutlaka psoriatik artrit olduğu anlamına gelmez. Ancak erken değerlendirme önemlidir; gerekli görülürse romatoloji değerlendirmesi planlanabilir.

Sedef Hastalığı Neden Olur?

Sedef hastalığının tek bir nedeni yoktur.

Genetik yatkınlık ile bağışıklık sisteminin çalışma biçimi hastalığın gelişiminde önemli rol oynar. Sedefli ciltte bağışıklık sistemindeki inflamatuar süreçler cilt hücrelerinin yenilenme hızını artırabilir ve karakteristik plakların oluşmasına katkıda bulunabilir.

Ailesinde sedef hastalığı bulunması kişinin riskini artırabilir; ancak ailesinde psoriasis bulunan herkes hastalığı geliştirmez. Benzer şekilde ailesinde bilinen sedef öyküsü olmayan kişilerde de psoriasis ortaya çıkabilir.

Sedef Hastalığını Neler Tetikleyebilir?

Hastalığın ortaya çıkmasını veya mevcut sedefin alevlenmesini etkileyen faktörler kişiden kişiye değişebilir.

Bilinen veya olası tetikleyiciler arasında:

  • Yoğun stres dönemleri
  • Bazı enfeksiyonlar
  • Ciltte kesik, çizik, yanık veya başka travmalar
  • Soğuk ve kuru hava
  • Bazı ilaçlar
  • Sigara kullanımı
  • Yoğun veya sık alkol tüketimi

bulunabilir.

Cilt travması sonrasında travmanın olduğu bölgede yeni sedef plaklarının gelişmesi Koebner fenomeni olarak adlandırılır.

Bir ilacın sedefi tetiklediğinden şüpheleniliyorsa ilaç kendi kendine bırakılmamalıdır. İlacı reçete eden hekimle görüşülerek durum değerlendirilmelidir.

Sedef Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Hayır. Sedef hastalığı bulaşıcı değildir.

Sedefli cilde dokunmak, aynı ortamı paylaşmak, aynı havluyu kullanmak veya bir kişiyle yakın temas kurmak psoriasis hastalığının diğer kişiye geçmesine neden olmaz.

Sedef enfeksiyon hastalığı değildir; bağışıklık sistemi, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin rol oynadığı kronik inflamatuar bir hastalıktır.

Sedef Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Sedef tanısı çoğu kişide dermatolojik muayeneyle konabilir.

Dermatolog cilt, saçlı deri ve tırnakları inceler. Lezyonların şekli, sınırları, kalınlığı, pullanması ve vücuttaki dağılımı değerlendirilir.

Muayene sırasında ayrıca:

  • Şikâyetlerin ne zaman başladığı
  • Daha önce benzer atak yaşanıp yaşanmadığı
  • Ailede sedef öyküsü
  • Enfeksiyon veya stres gibi olası tetikleyiciler
  • Kullanılan ilaçlar
  • Daha önce uygulanan tedaviler
  • Tırnak değişiklikleri
  • Eklem ağrısı, şişlik veya sabah tutukluğu

sorgulanabilir.

Deri Biyopsisi Ne Zaman Gerekebilir?

Sedef tanısı için her hastada deri biyopsisi gerekmez.

Klinik görünüm tipik değilse veya egzama, mantar enfeksiyonu, liken planus ya da başka bir deri hastalığıyla ayırıcı tanı yapılması gerekiyorsa küçük bir deri örneğinin mikroskop altında incelenmesi değerlendirilebilir.

Biyopsi gerekip gerekmediğine muayene bulguları üzerinden karar verilir.

Hastalığın Şiddeti Nasıl Değerlendirilir?

Sedef hastalığının şiddeti yalnızca “kaç tane leke var?” sorusuyla belirlenmez.

Dermatolojik değerlendirmede:

  • Etkilenen vücut yüzeyi
  • Plakların kalınlığı ve pullanması
  • Kızarıklığın derecesi
  • Kaşıntı ve ağrı
  • Saçlı deri tutulumu
  • Tırnak tutulumu
  • El, ayak, yüz veya genital bölge gibi özel bölgelerin etkilenmesi
  • Günlük yaşam ve uyku üzerindeki etkiler
  • Eklem bulguları
  • Önceki tedavilere verilen yanıt

birlikte ele alınabilir.

Vücutta küçük bir alan etkilenmiş olsa bile el veya ayak gibi işlevsel bir bölgenin tutulması kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir.

Sedef Hastalığı Tedavisi Nasıl Planlanır?

Sedef hastalığında tek bir standart tedavi yoktur. Tedavi seçimi hastalığın tipi ve şiddetine, tutulan bölgeye, kişinin yaşına, eşlik eden hastalıklarına, eklem bulgularına ve önceki tedavilere göre değişir.

Hafif ve sınırlı sedefte topikal ürünler yeterli olabilirken daha yaygın veya dirençli hastalıkta fototerapi ya da sistemik tedaviler değerlendirilebilir.

Nemlendiriciler ve Cilt Bakımı

Nemlendiriciler sedef hastalığının temel inflamatuar mekanizmasını tek başına tedavi etmez ancak kuruluk, çatlama ve pullanmanın azaltılmasına yardımcı olabilir.

Özellikle parfümsüz, cildi gereksiz tahriş etmeyen ürünler tercih edilebilir.

Çok sıcak su, sert sabunlar ve plakların fiziksel olarak kazınması cildi tahriş edebilir. Cilt travmasının bazı kişilerde yeni sedef lezyonlarını tetikleyebilmesi nedeniyle nazik bakım önemlidir.

Topikal Kortikosteroidler

Kortikosteroid içeren krem, merhem veya saçlı deri preparatları sınırlı plak tipi sedefte sık kullanılan tedavi seçeneklerindendir.

Kullanılacak kortikosteroidin gücü; vücudun hangi bölgesine uygulanacağına, lezyonun kalınlığına ve tedavi süresine göre seçilir.

Yüz ve kıvrım bölgeleri gibi ince cilt alanları ile dirsek veya dizlerdeki kalın plaklarda aynı güçte ürünlerin aynı süreyle kullanılması uygun olmayabilir.

Uzun süreli ve kontrolsüz kullanım yerine dermatolog tarafından belirlenen uygulama programına uyulması önemlidir.

D Vitamini Analogları ve Diğer Topikal Tedaviler

D vitamini analogları, özellikle kronik plak tipi sedefte kullanılan steroid dışı topikal seçenekler arasındadır.

Tek başına veya kortikosteroidlerle birlikte kullanılabilirler. Bu yaklaşım bazı hastalarda uzun dönem kortikosteroid ihtiyacını azaltmaya yardımcı olabilir.

Sedefin bulunduğu bölgeye göre retinoid türevleri, kalsinörin inhibitörleri ve farklı keratolitik veya topikal seçenekler de değerlendirilebilir.

Fototerapi ve UVB Tedavisi

Fototerapi, belirli dalga boylarındaki ultraviyole ışığın kontrollü dozlarda uygulanmasına dayanan tıbbi bir tedavidir.

Özellikle daha yaygın hastalıkta veya yalnızca topikal tedavilerin yeterli olmadığı bazı kişilerde dar bant UVB gibi fototerapi seçenekleri değerlendirilebilir.

Tıbbi fototerapi ile kontrolsüz güneşlenme veya solaryum aynı şey değildir. Fototerapide doz ve seanslar cilt tipi ve hastalığın özelliklerine göre kontrollü şekilde planlanır.

Sistemik Tedaviler

Orta-ağır, yaygın veya diğer tedavilere yeterli yanıt vermeyen sedef hastalığında bütün vücudu etkileyen sistemik ilaçlar gündeme gelebilir.

Metotreksat, siklosporin, oral retinoidler veya farklı hedeflere yönelik ağızdan kullanılan ilaçlar seçilmiş hastalarda değerlendirilebilen tedavilerdendir.

Bu ilaçların her birinin farklı takip gereklilikleri ve olası yan etkileri bulunduğu için tedavi seçimi kişinin sağlık durumu ve kullandığı diğer ilaçlarla birlikte yapılmalıdır.

Biyolojik Tedaviler

Biyolojik ilaçlar, sedef hastalığındaki inflamatuar süreçlerde rol oynayan belirli bağışıklık yollarını hedefleyen sistemik tedavilerdir.

Orta-ağır psoriasis, psoriatik artrit veya diğer tedavilerin yeterli olmadığı uygun hastalarda değerlendirilebilirler.

Biyolojik tedavi seçimi hastalığın şiddeti, eklem tutulumu, kişinin diğer hastalıkları, enfeksiyon öyküsü ve daha önce kullanılan tedaviler gibi çok sayıda faktöre bağlıdır.

Her sedef hastasının biyolojik tedaviye ihtiyacı yoktur.

Sedef Hastalığı Tamamen Geçer mi?

Sedef hastalığı çoğu kişide uzun dönemli ve tekrarlayabilen bir hastalıktır. Günümüzde hastalığı herkes için kalıcı olarak ortadan kaldıran tek bir tedaviden söz edilemez.

Bununla birlikte uygun tedaviyle lezyonlar belirgin ölçüde azalabilir, tamamen temizlenmiş dönemler oluşabilir ve uzun süreli sakin dönemler yaşanabilir.

Hastalık bir süre belirti vermese bile yeniden alevlenebilir. Bu nedenle tedavi yaklaşımı aktif plakları kontrol etmenin yanında tekrarların yönetimini de içerir.

Tedavi ihtiyacı zaman içinde değişebilir. Alevlenme döneminde kullanılan yaklaşım ile hastalık kontrol altına alındıktan sonraki takip planı aynı olmayabilir.

Sedef Hastalığında Günlük Bakım ve Alevlenme Kontrolü

Sedef hastalığında her kişinin tetikleyicileri aynı değildir. Bu nedenle herkese uygulanacak tek bir yasak listesi bulunmaz.

Günlük yaşamda:

  • Cildin düzenli nemlendirilmesi
  • Çok sıcak ve uzun duşlardan kaçınılması
  • Plakların zorla soyulmaması
  • Kaşımaya bağlı cilt travmasının azaltılması
  • Tahriş edici ürünlerin sınırlanması
  • Kişisel alevlenme tetikleyicilerinin gözlemlenmesi
  • Sigara kullanılıyorsa bırakma konusunda profesyonel destek alınması
  • Yoğun alkol tüketiminden kaçınılması
  • Reçeteli tedavilerin dermatolog önerisi dışında aniden bırakılmaması

uygun olabilir.

Stres sedef hastalığının tek nedeni değildir ancak bazı kişilerde alevlenmeyle ilişkili olabilir. Uyku ve stres yönetimi bu nedenle genel hastalık kontrolünün destekleyici parçalarından biri olabilir.

Hangi Durumlarda Dermatoloğa Başvurulmalıdır?

Tekrarlayan veya uzun süredir devam eden pullu plakların dermatolojik olarak değerlendirilmesi doğru tanı açısından önemlidir.

Özellikle:

  • Plakların yayılmaya başlaması
  • Saçlı deri veya tırnakların belirgin şekilde etkilenmesi
  • Günlük yaşamı veya uykuyu bozan kaşıntı
  • Ağrı ve çatlama
  • El, ayak, yüz veya genital bölge tutulumu
  • Kullanılan tedavilere rağmen düzelmeme
  • Eklem ağrısı veya şişliği
  • Sabah tutukluğu
  • Parmak veya ayak parmağında bütün olarak şişme
  • Topuk ağrısı
  • Tırnakta yeni çukurlaşma veya ayrılma

durumlarında dermatoloji değerlendirmesi geciktirilmemelidir.

Vücudun geniş bölümünde hızla gelişen kızarıklık ve soyulma veya yaygın püstüllerle birlikte ateş, titreme ve belirgin genel durum bozukluğu gelişmesi ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

Ankara Life Polikliniği’nde Sedef Hastalığı Değerlendirmesi

Ankara Life Polikliniği, 2004 yılında Dermatolog Dr. Fatma Yıldız tarafından Ankara Kızılay’da kurulmuştur.

Sedef hastalığı değerlendirmesinde lezyonların görünümü, yerleşimi ve yaygınlığı; saçlı deri ve tırnak bulguları, hastalığın seyri, olası tetikleyiciler, kullanılan tedaviler ve varsa eklem yakınmaları birlikte ele alınır.

Tanının kesin olmadığı durumlarda gerekli ileri değerlendirmeler planlanabilir. Hastalığın tipi ve şiddeti belirlendikten sonra topikal tedavilerden fototerapi veya sistemik seçeneklere kadar uygun tedavi basamağının belirlenmesi kişisel klinik duruma göre yapılır.

Sedef Hastalığı İçin Dermatoloji Randevusu Al

Sık Sorulan Sorular

Sedef hastalığı mantar enfeksiyonu mudur?

Hayır. Sedef hastalığı mantar enfeksiyonu değildir. Ancak özellikle saçlı deri, tırnak veya kıvrım bölgelerindeki sedef bazı mantar enfeksiyonlarına benzeyebilir. Tedaviler farklı olduğu için tanı net değilse dermatolojik muayene gerekir.

Güneşlenmek sedef hastalığının tedavisi yerine geçer mi?

Hayır. Bazı kişilerde kontrollü ultraviyole ışık sedef belirtilerini azaltabilir; ancak tıbbi fototerapi ile kontrolsüz güneşlenme aynı değildir. Güneş yanığı cilt travmasına neden olarak bazı kişilerde sedefi alevlendirebilir.

Aktif sedef plaklarının üzerine peeling veya kozmetik işlem yapılabilir mi?

Aktif, kızarık, çatlamış veya belirgin inflamasyon bulunan sedefli ciltte tahriş oluşturabilecek kozmetik işlemler uygun olmayabilir. Cilt travması yeni plakların oluşmasını tetikleyebileceğinden uygulamanın uygunluğu dermatolojik değerlendirmeden sonra belirlenmelidir.