Ürtiker veya kurdeşen; ciltte aniden ortaya çıkan, yoğun kaşınabilen, kabarık ve geçici plaklarla seyreden bir deri reaksiyonudur. Tedavi planlanırken döküntünün ne kadar süredir devam ettiği, tek tek plakların ne kadar kaldığı, olası tetikleyiciler ve anjiyoödem eşlik edip etmediği değerlendirilir.

Ankara Life Polikliniği’nde ürtiker şikâyetleri Dermatolog Dr. Fatma Yıldız tarafından; döküntülerin görünümü, süresi ve tekrarlama biçimi, olası tetikleyiciler, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden şişlik bulguları dikkate alınarak değerlendirilir.

Ürtiker (Kurdeşen) Nedir?

Ürtiker ve kurdeşen aynı durumu ifade eder. Ciltte sınırları değişebilen, kabarık ve çoğunlukla yoğun kaşıntılı alanlar oluşur.

Bu kabarıklıklara ürtiker plağı veya kurdeşen plağı denir. Plaklar küçük noktalar hâlinde olabileceği gibi birleşerek daha geniş alanlar oluşturabilir.

Tipik ürtiker plağının önemli özelliklerinden biri geçici olmasıdır. Bir bölgede oluşan kabarıklık birkaç dakika veya saat içinde kaybolabilir ve vücudun başka bir bölgesinde yeni bir plak gelişebilir. Tek bir tipik lezyon çoğunlukla 24 saat içinde iz bırakmadan geriler.

Bu yer değiştiren yapı ürtikeri birçok kalıcı döküntüden ayırmaya yardımcı olur.

Ürtiker Belirtileri Nelerdir?

Ürtikerin temel bulgusu cilt yüzeyinden kabarık, geçici plaklardır.

Sık görülebilen belirtiler:

  • Ani gelişen kabarıklıklar
  • Yoğun kaşıntı
  • Kızarıklık veya çevre cilde göre renk değişikliği
  • Yanma
  • Batma hissi
  • Plakların şekil ve büyüklük değiştirmesi
  • Bir bölgede kaybolup başka bir bölgede ortaya çıkması
  • Atakların dönem dönem tekrarlaması

Döküntüler vücudun herhangi bir bölgesinde görülebilir. Birkaç plakla sınırlı kalabileceği gibi geniş alanlara da yayılabilir.

Aynı lezyonun 24 saatten uzun süre aynı yerde kalması, ağrının kaşıntıdan belirgin olması veya lezyonun morarma ve iz bırakarak iyileşmesi tipik ürtikerden farklı bir tabloyu düşündürebilir ve dermatolojik değerlendirme gerektirir.

Anjiyoödem Nedir?

Anjiyoödem, ürtikerdeki yüzeysel kabarıklıklardan daha derin dokularda gelişen şişliktir.

En sık:

  • Dudaklarda
  • Göz kapaklarında
  • Yüzde
  • Eller ve ayaklarda

görülebilir.

Anjiyoödemde kaşıntı yerine gerginlik, yanma veya ağrı daha belirgin olabilir ve şişlik ürtiker plaklarından daha uzun sürebilir.

Dudak veya göz kapağı şişmesi ürtikere eşlik edebilir. Ancak dil, ağız içi veya boğazda şişme; nefes alma ya da yutma güçlüğü gelişmesi farklı bir güvenlik düzeyindedir.

Dil veya boğaz şişmesi, nefes darlığı, hırıltı, yutma güçlüğü, bayılacak gibi olma veya hızla kötüleşen yüz-ağız şişliği varsa rutin dermatoloji randevusu beklenmemeli; acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Akut ve Kronik Ürtiker Arasındaki Fark Nedir?

Ürtiker, belirtilerin toplam devam süresine göre akut ve kronik olarak sınıflandırılır.

Ürtiker tipi

Süre

Genel özellik

Akut ürtiker

6 haftadan kısa

Enfeksiyon, ilaç, gıda veya başka geçici tetikleyicilerle ilişkili olabilir

Kronik ürtiker

6 hafta veya daha uzun

Tekrarlayan plaklar, anjiyoödem veya her ikisi görülebilir

Kronik spontan ürtiker

6 hafta veya daha uzun

Belirli bir dış uyaran olmadan tekrarlayan ürtiker

Kronik uyarılabilir ürtiker

6 hafta veya daha uzun

Soğuk, basınç, sıcaklık, kaşıma veya egzersiz gibi belirli uyaranlarla ortaya çıkabilir

Akut Ürtiker

Akut ürtiker altı haftadan kısa sürer. Tek bir atak birkaç saat veya gün içinde tamamen gerileyebileceği gibi bu dönem içerisinde yeni plaklar ortaya çıkabilir.

Akut ürtiker bazı kişilerde enfeksiyonlarla, gıdalarla, ilaçlarla, böcek sokmalarıyla veya başka bir tetikleyiciyle ilişkili olabilir. Bununla birlikte her akut ürtiker atağında nedenin kesin olarak bulunması mümkün değildir.

Özellikle yeni başlanmış ilaçlar, yakın zamanda geçirilen enfeksiyonlar ve döküntüden hemen önce gerçekleşen belirgin temaslar öykü sırasında değerlendirilir.

Kronik Spontan Ürtiker

Kabarıklıkların, anjiyoödemin veya her ikisinin altı hafta ya da daha uzun süre tekrarlaması kronik ürtiker olarak tanımlanır.

Belirli bir soğuk, basınç veya başka fiziksel uyaran olmadan tekrarlayan tablo kronik spontan ürtiker olarak adlandırılır.

Bu hastalıkta her zaman belirgin bir dış neden veya gıda alerjisi bulunmaz. Bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmaların rol oynayabildiği bilinmektedir.

Nedenin net olarak gösterilememesi, hastalığın tedavi edilemeyeceği anlamına gelmez. Tedavinin temel hedefi yeni kabarıklıkların, kaşıntının ve anjiyoödem ataklarının kontrolüdür.

Kronik Uyarılabilir ve Fiziksel Ürtiker

Bazı kişilerde ürtiker belirli bir fiziksel etken sonrasında tekrarlanır.

Örnekler:

  • Soğuk hava veya soğuk su
  • Isı
  • Deriye uygulanan basınç
  • Kaşıma veya sürtünme
  • Egzersiz ve terlemeyle vücut sıcaklığının yükselmesi
  • Güneş ışığı
  • Titreşim

Bu durumlarda tetikleyici ile döküntünün ortaya çıkış süresi arasındaki ilişki tanı açısından önemlidir.

Ürtiker Neden Olur?

Ürtiker, derideki mast hücrelerinden histamin ve başka inflamatuar maddelerin salınması sonucunda ortaya çıkar.

Bunun neden gerçekleştiği ürtiker tipine göre değişebilir.

Akut ürtikerde olası ilişkili faktörler arasında:

  • Bazı viral veya bakteriyel enfeksiyonlar
  • Bazı gıdalar
  • İlaçlar
  • Böcek sokmaları
  • Lateks veya başka temaslar

bulunabilir.

Bazı ağrı kesiciler gibi ilaçlar mevcut ürtikeri tetikleyebilir veya ağırlaştırabilir.

Kronik spontan ürtikerde ise çoğu zaman belirli bir gıda, ürün veya tek bir çevresel alerjen gösterilemez. Hastalığın bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmaları olabilir.

Bu nedenle ürtiker araştırılırken amaç her hastaya uzun bir “yasak yiyecekler listesi” hazırlamak değil, öyküyle gerçekten ilişkili olabilecek faktörleri ayırmaktır.

Ürtiker Her Zaman Alerji midir?

Hayır. Her ürtiker alerji değildir.

Özellikle bir gıdanın tüketilmesinden veya ilacın alınmasından kısa süre sonra başlayan akut ürtiker alerjik bir mekanizmayla ilişkili olabilir. Ancak kronik spontan ürtiker haftalar ve aylar boyunca devam ediyorsa, tek bir gıda alerjisinin bütün atakları açıklaması çoğu zaman beklenmez.

Gereksiz yere çok sayıda gıdanın diyetten çıkarılması beslenmeyi zorlaştırabilir ve çoğu zaman sorunu çözmez.

Belirli bir gıda veya ilaçla her temasın ardından benzer belirtilerin ortaya çıkması gibi güçlü bir ilişki varsa bu bilgi dermatolojik değerlendirme sırasında paylaşılmalıdır.

Alerji araştırmasının gerekip gerekmediğine hastanın öyküsü ve klinik bulgularına göre karar verilmelidir.

Fiziksel Ürtiker ve Dermografizm Nedir?

Dermografizm, cildin kaşınması veya çizilmesi sonrasında çizgi şeklinde kabarıklık oluşmasıyla seyreden uyarılabilir ürtiker türlerinden biridir.

Kıyafetin veya başka bir nesnenin oluşturduğu sürtünme de bazı kişilerde benzer kabarıklıkları tetikleyebilir.

Soğuk ürtikerinde soğuk hava, soğuk su veya soğuk bir yüzeye temas sonrasında kabarıklıklar gelişebilir.

Basınç ürtikerinde ise sıkı kıyafet, çanta askısı, uzun süre oturma veya ayakta kalma gibi basınca yol açan durumların ardından şikâyetler oluşabilir.

Egzersiz ve vücut sıcaklığındaki artışla gelişen küçük kaşıntılı kabarıklıklar kolinerjik ürtikerle ilişkili olabilir.

Fiziksel tetikleyiciden şüphelenildiğinde tanı ve risk değerlendirmesi dermatolog tarafından klinik öyküye göre planlanır.

Ürtiker Tanısı Nasıl Konur?

Ürtiker tanısında en önemli basamak ayrıntılı hasta öyküsü ve cilt bulgularının değerlendirilmesidir.

Muayenede ve görüşmede şu noktalar sorgulanabilir:

  • Döküntülerin ne zamandır devam ettiği
  • Her bir plağın ne kadar süre kaldığı
  • Döküntünün günlük veya dönemsel oluşması
  • Dudak veya göz kapağı şişliği
  • Dil veya boğaz şişmesi öyküsü
  • Yeni başlanmış ilaçlar
  • Yakın zamanda geçirilen enfeksiyonlar
  • Gıda ile belirgin zaman ilişkisi
  • Ağrı kesici kullanımı
  • Soğuk, sıcak, basınç veya egzersizle ilişki
  • İş ve günlük yaşam temasları
  • Önceki ürtiker atakları
  • Uygulanan tedaviler ve alınan yanıt

Döküntüler muayene gününde bulunmayabilir. Bu durumda atak sırasında çekilmiş net fotoğraflar dermatolojik değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Her Hastada Alerji veya Laboratuvar Testi Gerekir mi?

Hayır. Ürtikeri olan herkese geniş alerji panelleri veya çok sayıda laboratuvar testi yapılması gerekmez.

Özellikle kronik spontan ürtikerde testler hastanın öyküsü, muayene bulguları ve eşlik eden belirtilere göre seçilir.

Belirli bir gıda, ilaç veya başka bir maddeyle güçlü ve tekrarlanabilir ilişki varsa buna yönelik değerlendirme planlanabilir.

Aynı şekilde ateş, kilo kaybı, eklem yakınmaları, lezyonların 24 saatten uzun kalması veya morarma gibi klasik ürtikerden farklı bulgular varsa araştırmanın kapsamı genişletilebilir.

Amaç mümkün olduğunca çok test yapmak değil, klinik olarak anlamlı soruya yanıt verecek incelemeyi seçmektir.

Ürtiker Günlüğü Nasıl Yardımcı Olabilir?

Tekrarlayan ürtikerde belirtilerin kısa süreli kayıt altına alınması tetikleyici paternlerini ve hastalık kontrolünü anlamayı kolaylaştırabilir.

Günlüğe:

  • Döküntünün tarihi ve saati
  • Yaklaşık yaygınlığı
  • Kaşıntının şiddeti
  • Anjiyoödem olup olmadığı
  • O gün kullanılan ilaçlar
  • Belirgin enfeksiyon bulguları
  • Soğuk, sıcak, egzersiz veya basınç maruziyeti
  • Şüphelenilen belirgin temaslar
  • Atak sırasında çekilen fotoğraflar

eklenebilir.

Her gün tüketilen bütün gıdaları süresiz olarak takip etmek yerine, klinik değerlendirmede gerçekten anlamlı olan ilişkilerin kaydedilmesi daha kullanışlıdır.

Ürtiker Tedavisi Nasıl Planlanır?

Ürtiker tedavisinin amacı kaşıntıyı azaltmak, yeni plak ve şişliklerin oluşumunu kontrol etmek ve varsa doğrulanmış tetikleyiciden kaçınmaktır.

Tedavi; ürtikerin akut veya kronik olması, spontan ya da uyarılabilir özellik göstermesi, anjiyoödemin bulunması, belirtilerin sıklığı ve önceki ilaçlara alınan yanıta göre planlanır.

Antihistaminik Tedavi

İkinci kuşak H1-antihistaminikler ürtiker tedavisinin temel ilaç gruplarındandır.

Bu ilaçlar histaminin etkisini azaltarak:

  • Kaşıntının hafiflemesine
  • Yeni ürtiker plaklarının azalmasına
  • Kabarıklık ve şişliğin kontrolüne

yardımcı olabilir.

Kronik ürtikerde ilaçlar bazı hastalarda yalnızca döküntü çıktığında değil, belirli bir süre düzenli kullanım şeklinde planlanabilir.

Standart tedaviyle yeterli kontrol sağlanmazsa dermatolog kullanılan ilacı, dozu veya sonraki tedavi basamağını değerlendirebilir.

Antihistaminik dozunun kişinin kendi kararıyla artırılması uygun değildir. Yaş, gebelik durumu, eşlik eden hastalıklar ve kullanılan diğer ilaçlar tedavi seçiminde dikkate alınmalıdır.

Tedaviye Dirençli Kronik Ürtikerde İleri Seçenekler

Uygun antihistaminik tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan kronik spontan ürtikerde ileri tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.

Omalizumab, seçilmiş kronik spontan ürtiker hastalarında değerlendirilebilen biyolojik tedavilerden biridir.

Daha dirençli tablolarda başka immün sistemi hedefleyen tedaviler de gerekli klinik değerlendirme ve takip koşulları sağlanarak düşünülebilir.

İleri tedavi kararı yalnızca döküntünün görünümüne göre verilmez. Hastalık aktivitesi, anjiyoödem, yaşam kalitesi üzerindeki etki, önceki tedavilere yanıt, eşlik eden hastalıklar ve ilaç güvenliği birlikte değerlendirilir.

Her kronik ürtiker hastasının biyolojik veya sistemik tedaviye ihtiyacı yoktur.

Kortikosteroidlerin Yeri

Sistemik kortikosteroidler kronik ürtikerin sürekli ve uzun süreli temel tedavisi değildir.

Şiddetli bazı akut alevlenmelerde hekim tarafından kısa süreli kullanım değerlendirilebilir. Ancak tekrarlayan ürtiker için sürekli kortizon kullanmak yan etki riskleri nedeniyle uygun bir uzun dönem stratejisi değildir.

Tedavinin temel amacı hastalığı mümkün olan en güvenli uzun dönem yaklaşımla kontrol etmektir.

Tetikleyicilerden Korunmak Mümkün mü?

Belirgin bir tetikleyici saptandıysa bundan kaçınmak atakların azaltılmasına yardımcı olabilir.

Örneğin belirli bir fiziksel ürtiker tipi bulunan kişide soğuk, basınç veya başka doğrulanmış uyaranlara yönelik önlem alınabilir.

Bir ilacın ürtikerle ilişkili olduğundan şüpheleniliyorsa reçeteli ilaç kendi kendine bırakılmamalıdır. İlacı yazan hekimle durum değerlendirilmelidir.

Kronik spontan ürtikerde ise belirli bir dış tetikleyici bulunmayabilir. Bu durumda sürekli yeni alerjenler aramak veya gereksiz diyet kısıtlamaları yapmak yerine hastalık kontrolüne odaklanmak daha anlamlı olabilir.

Stres bazı kişilerde belirtilerin şiddetlenmesiyle ilişkili olabilir ancak ürtiker yalnızca psikolojik nedenlerle ortaya çıkan bir hastalık değildir.

Ürtiker Bulaşıcı mıdır?

Hayır. Ürtiker veya kurdeşen bulaşıcı değildir.

Ürtikerli bir kişiye dokunmak, aynı ortamda bulunmak veya aynı eşyaları kullanmak hastalığın başka bir kişiye geçmesine neden olmaz.

Bazı akut ürtiker atakları enfeksiyonlarla ilişkili olabilir; ancak ciltte oluşan kurdeşen plaklarının kendisi bulaşıcı değildir.

Ürtiker Tamamen Geçer mi ve Tekrarlar mı?

Akut ürtiker çoğu kişide kısa süre içerisinde tamamen gerileyebilir. Ancak aynı kişide farklı bir zamanda yeni bir ürtiker atağı gelişmesi mümkündür.

Kronik ürtikerde ise hastalık dönem dönem alevlenebilir ve sakinleşebilir.

Kronik spontan ürtikerin ne zaman tamamen sonlanacağını başlangıçta kesin olarak öngörmek mümkün değildir. Bazı kişilerde daha kısa sürede düzelirken bazı kişilerde hastalık yıllarca devam edebilir.

Bu nedenle tedavinin amacı belirli bir bitiş tarihi vaat etmek değil, hastalık aktif olduğu sürece belirtileri kontrol etmek ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini azaltmaktır.

Kronik Ürtiker Ne Kadar Sürebilir?

Kronik ürtiker tanımı gereği en az altı hafta sürer; ancak toplam hastalık süresi kişiden kişiye değişir.

Bazı kişiler aylar içinde sakin bir döneme girerken bazılarında belirtiler birkaç yıl devam edebilir.

Hastalığın uzun sürmesi mutlaka daha tehlikeli olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte uzun süren kontrolsüz kaşıntı, uykusuzluk ve sık anjiyoödem atakları yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.

Tedavi planı da hastalığın zaman içerisindeki aktivitesine göre değiştirilebilir.

Ürtiker Yaşam Kalitesini Nasıl Etkileyebilir?

Kronik ürtiker yalnızca görünür bir cilt döküntüsü değildir.

Öngörülemeyen kaşıntı ve şişlik atakları:

  • Uyku düzenini
  • İş veya okul performansını
  • Fiziksel aktiviteyi
  • Sosyal yaşamı
  • Günlük konsantrasyonu

etkileyebilir.

Özellikle yüz veya dudaklarda tekrarlayan şişlik, ne zaman yeni bir atak gelişeceğinin bilinmemesi nedeniyle günlük yaşamda kaygı oluşturabilir.

Bu nedenle tedavinin başarısı yalnızca plakların sayısıyla değil, kaşıntının kontrolü, ataksız dönemler ve günlük yaşam üzerindeki etkilerle de değerlendirilir.

Ürtiker ve Anjiyoödemde Ne Zaman Acile Başvurulmalıdır?

Ürtikerin her atağı acil değildir. Ancak bazı belirtiler hava yolunu veya dolaşımı etkileyen ciddi bir reaksiyonun parçası olabilir.

Aşağıdaki belirtilerde acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır:

  • Dil şişmesi
  • Ağız içi veya boğazda şişme
  • Nefes alma güçlüğü
  • Hırıltılı solunum
  • Yutma güçlüğü
  • Ses değişikliği veya boğazda hızla artan sıkışma
  • Bayılma veya belirgin baygınlık hissi
  • Hızla ilerleyen yüz ve ağız şişliği
  • Ürtikerle birlikte ciddi genel durum bozukluğu

Bu belirtiler varsa dermatoloji randevusunu beklemek uygun değildir.

Yalnızca dudak veya göz kapağında şişlik olsa bile şişliğin hızla ilerlemesi ya da ağız ve boğaz bölgesine yayılması durumunda acil değerlendirme gerekir.

Ankara Life Polikliniği’nde Ürtiker Değerlendirmesi

Ankara Life Polikliniği, 2004 yılında Dermatolog Dr. Fatma Yıldız tarafından Ankara Kızılay’da kurulmuştur.

Ürtiker şikâyetlerinde değerlendirme; döküntülerin ne kadar süredir devam ettiği, her bir plağın ne kadar kaldığı, atakların sıklığı, anjiyoödem varlığı, kullanılan ilaçlar, enfeksiyon öyküsü ve olası fiziksel veya diğer tetikleyiciler üzerinden yapılır.

Kronik ürtikerde gereksiz geniş taramalar yerine klinik öykü ve muayene sonucuna göre gerekli incelemelerin belirlenmesi amaçlanır. Tedavi planı da hastalığın tipi, sıklığı, şiddeti ve önceki tedavilere verilen yanıta göre kişiselleştirilir.

Dermatoloji hizmetleri hakkında bilgi için Ankara dermatoloji sayfasını, poliklinik hakkında bilgi için Ankara Life Polikliniği hakkında sayfasını inceleyebilirsiniz.

Ürtiker (Kurdeşen) İçin Dermatoloji Randevusu Al

Sık Sorulan Sorular

Kurdeşen çıktığında fotoğraf çekmek muayeneye yardımcı olur mu?

Evet. Ürtiker plakları geçici olduğu için muayene sırasında tamamen kaybolmuş olabilir. Atak sırasında farklı bölgelerden çekilen net fotoğraflar, döküntünün görünümünü ve dağılımını değerlendirmede yardımcı olabilir.

Ürtiker plakları neden bir yerde kaybolup başka yerde çıkar?

Ürtiker plakları deride geçici histamin salınımına bağlı gelişir. Bir plağın oluşturduğu şişlik gerilerken farklı bir bölgede yeni bir plak oluşabilir. Bu nedenle döküntünün saatler içinde yer değiştirmesi tipik ürtiker özelliklerinden biridir.

Kurdeşende özel bir diyet yapmak gerekir mi?

Her ürtiker hastasının özel veya kısıtlayıcı bir diyet uygulaması gerekmez. Belirli bir gıda ile tekrarlanabilir ve güçlü bir ilişki bulunuyorsa bunun ayrıca değerlendirilmesi uygundur. Özellikle kronik spontan ürtikerde gelişigüzel çok sayıda gıdanın kesilmesi standart yaklaşım değildir.

Ürtiker sırasında sıcak duş kaşıntıyı artırabilir mi?

Bazı kişilerde sıcaklık artışı ve sıcak duş kaşıntıyı veya kabarıklıkları belirginleştirebilir. Çok sıcak su yerine daha ılık duş tercih etmek ve cildi sert biçimde ovalamamak rahatlatıcı olabilir.