Subsizyon (subcision), özellikle rolling tipi çukur akne izlerinde cilt yüzeyini aşağı çeken fibrotik bantların serbestleştirilmesini amaçlayan girişimsel bir dermatolojik işlemdir. Ankara Life Polikliniği'nde subsizyonun uygunluğu; akne izlerinin tipi, derinliği, cilt yapısı ve kişinin sağlık geçmişi değerlendirilerek belirlenir. Amaç, seçilmiş atrofik skarların görünümünü azaltmak ve daha dengeli bir cilt yüzeyini desteklemektir.

Akne sonrasında oluşan her çukur iz aynı mekanizmayla gelişmez. Bazı skarlarda temel sorun doku kaybıyken bazılarında cilt altındaki sert bağ dokusu, yüzeyi aşağı doğru çekerek çöküntünün devam etmesine neden olur. Subsizyon özellikle bu ikinci mekanizmanın bulunduğu izlerde değerlendirilir.

Subsizyon (Subcision) Nedir?

Subsizyon, cilt altındaki fibrotik bantların uygun cerrahi aletler yardımıyla kontrollü biçimde serbestleştirilmesine dayanan bir skar revizyon yöntemidir.

İşlem sırasında cilt yüzeyini aşağı çeken bağlantıların gevşetilmesi veya ayrılması amaçlanır. Böylece çökük alanın üzerindeki mekanik çekilme azaltılabilir.

Subsizyon bir lazer uygulaması, kimyasal peeling veya yüzeysel cilt soyma işlemi değildir. Temel hedefi, skarın cilt altındaki yapısal bağlantılarıdır.

Fibrotik Bantların Serbestleştirilmesi Ne Anlama Gelir?

Derin akne lezyonları iyileşirken cilt altında sert bağ dokusu oluşabilir. Fibrotik bant olarak adlandırılan bu bağlantılar, üstteki deriyi daha derin dokulara sabitleyebilir.

Özellikle rolling skarlarda bu durum, cilt yüzeyinde geniş ve dalgalı çöküntüler meydana getirebilir.

Subsizyon sırasında söz konusu bantların serbestleştirilmesi hedeflenir. İşlemin oluşturduğu kontrollü doku yanıtı, iyileşme döneminde yeni bağ dokusu ve kolajen oluşumunu da destekleyebilir.

Ancak her çukur akne izinin altında fibrotik bant bulunmaz. Bu nedenle subsizyon kararı, skarın yapısal özellikleri değerlendirilerek verilmelidir.

Subsizyon Hangi Akne İzlerinde Kullanılır?

Subsizyon, özellikle cilt altına bağlı atrofik akne skarlarında değerlendirilen yöntemlerden biridir.

Atrofik akne izleri genel olarak ice pick, boxcar ve rolling olmak üzere üç grupta incelenir. Bu izlerin şekilleri ve derinlikleri farklı olduğu için tedavi yaklaşımları da aynı değildir.

Rolling Akne İzleri

Rolling skarlar, geniş ve dalgalı yüzey çöküntüleridir. Bazı rolling izlerde cilt altındaki fibrotik bantlar, üstteki dokuyu aşağı doğru çekerek skarın belirginleşmesine neden olur.

Subsizyon, özellikle bu bağlantıların bulunduğu rolling skarlarda değerlendirilebilir.

İşlemle mekanik çekilmenin azaltılması amaçlanır. Bununla birlikte rolling skarın görünümünde doku kaybı da rol oynuyorsa ek yöntemler gerekebilir.

Ice Pick Akne İzleri

Ice pick skarlar, dar ağızlı ve derine doğru uzanan çukurlardır.

Bu izlerin temel yapısal özelliği, rolling skarlardan farklıdır. Bu nedenle subsizyon, derin ice pick izlerinde tek başına standart bir yaklaşım olarak değerlendirilmez.

Uygun hastalarda skara özgü farklı dermatolojik yöntemler gündeme gelebilir.

Boxcar Akne İzleri

Boxcar skarlar, belirgin kenarlı, yuvarlak veya oval çöküntülerdir.

Bazı boxcar izlerde cilt altı bağlantılar da bulunabilir. Ancak her boxcar skar subsizyon gerektirmez.

Tedavi seçimi skarın derinliği, kenar yapısı ve cilt altındaki bağlantıların durumuna göre belirlenir.

Akne İzi Türüne Göre Subsizyonun Yeri

Akne izi türü

Subsizyon açısından değerlendirme

Fibrotik bağlantılı rolling skar

Özellikle değerlendirilebilir

Bağlantı içeren seçilmiş boxcar skar

Muayene sonucuna göre düşünülebilir

Derin ice pick skar

Genellikle farklı skara özgü yöntemler ön plandadır

Karma atrofik skarlar

Kombine tedavi planının bir parçası olabilir

Kırmızı veya kahverengi akne lekesi

Fibrotik bant bulunmadığından subsizyonun temel hedefi değildir

Diğer skar türleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi için Akne İzi Tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Akne Lekesi ile Subsizyon Gerektiren Çukur İz Aynı Şey midir?

Hayır. Akne lekesi, sivilce iyileştikten sonra ciltte kalan kırmızı veya kahverengi renk değişikliğidir. Atrofik akne skarı ise cilt dokusunda gerçek çöküntü oluşmasıdır.

Subsizyonun temel hedefi renk değişikliği değil, cilt yüzeyini aşağı çeken fibrotik bağlantılardır.

Yalnızca kırmızı veya kahverengi lekeleri bulunan kişilerde farklı dermatolojik yöntemler değerlendirilebilir.

Bu ayrım hakkında daha fazla bilgi için Sivilce İzi Tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Ankara Subsizyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ankara subsizyon tedavisi, dermatolojik muayene ve skar analizinin ardından planlanır.

İşlemde kullanılacak teknik; izlerin yerleşimi, derinliği, yaygınlığı ve cilt altındaki fibrotik bağlantıların özelliklerine göre belirlenir.

1. Dermatolojik Muayene ve Skar Analizi

Muayenede öncelikle subsizyon gerektirebilecek cilt altı bağlantılar değerlendirilir.

Ayrıca şu unsurlar dikkate alınır:

  • Akne izlerinin tipi, derinliği ve dağılımı.
  • Aktif akne veya enfeksiyon varlığı.
  • Cilt kalınlığı ve anatomik özellikler.
  • Kanama ve morarma eğilimi.
  • Kullanılan ilaçlar ve sağlık geçmişi.
  • Önceden yapılmış dolgu veya diğer dermatolojik işlemler.
  • Keloid veya anormal yara iyileşmesi öyküsü.
  • Tedaviden beklentiler ve iyileşme süreci için ayrılabilecek zaman.

2. İşlem Öncesi Hazırlık ve Lokal Anestezi

Uygulama alanı belirlenir ve gerekli antiseptik hazırlık yapılır.

Subsizyon, uygun hastalarda lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Böylece işlem sırasında oluşabilecek ağrı ve rahatsızlığın azaltılması amaçlanır.

Uygulama öncesinde beklenen etkiler, olası komplikasyonlar ve işlem sonrası bakım hakkında bilgilendirme yapılarak onam alınır.

3. İğne veya Kanül ile Subsizyon Uygulaması

Subsizyon için farklı özelliklere sahip iğneler veya kanüller kullanılabilir.

Seçilen aletle skarın altındaki fibrotik bağlantıların kontrollü biçimde serbestleştirilmesi hedeflenir.

Kullanılacak teknik, işlemin yapılacağı anatomik bölgeye ve skarın özelliklerine göre belirlenmelidir. Özellikle yüz bölgesindeki damar ve sinir yapılarının dikkate alınması önemlidir.

4. İşlem Sonrası Değerlendirme

İşlem tamamlandıktan sonra uygulama alanı kontrol edilir.

Morarma, şişlik ve hassasiyet gibi beklenebilecek etkiler hakkında bilgi verilir. Gerekli görülen durumlarda kontrol muayenesi planlanır.

İğne ile Subsizyon ve Kanül ile Subsizyon Arasındaki Fark Nedir?

Subsizyon uygulamalarında keskin uçlu iğneler veya künt uçlu kanüller kullanılabilir.

Her iki yaklaşımda da temel amaç, skarın altındaki fibrotik bağlantıların serbestleştirilmesidir. Ancak aletlerin uç yapısı ve dokuda ilerleme özellikleri farklıdır.

Özellik

İğne tekniği

Kanül tekniği

Alet yapısı

Keskin uçlu

Genellikle künt uçlu

Temel hedef

Fibrotik bağlantıların serbestleştirilmesi

Fibrotik bağlantıların serbestleştirilmesi

Kullanım seçimi

Skarın ve bölgenin özelliklerine göre

Skarın ve bölgenin özelliklerine göre

Olası yan etkiler

Morarma, hassasiyet, kanama ve diğer komplikasyonlar

Morarma, hassasiyet, kanama ve diğer komplikasyonlar

Tekniklerden birinin herkes için üstün veya tamamen risksiz olduğu söylenemez. Alet seçimi dermatolojik değerlendirmeye dayanmalıdır.

Subsizyon Kimler İçin Uygundur?

Subsizyon, özellikle cilt altındaki fibrotik bantların çukur görünümüne katkıda bulunduğu seçilmiş atrofik akne skarlarında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte her çukur iz için gerekli değildir.

Aşağıdaki durumlar işlem öncesinde özellikle ele alınmalıdır:

  • Aktif cilt enfeksiyonu veya açık yara.
  • Yaygın ve belirgin inflamatuar akne.
  • Kanama bozukluğu veya kan sulandırıcı ilaç kullanımı.
  • Keloid ve anormal yara iyileşmesi öyküsü.
  • Bağışıklık sistemini etkileyen sağlık durumları.
  • Daha önce aynı bölgeye uygulanmış dolgu veya cerrahi işlemler.
  • Gebelik, emzirme veya eşlik eden sağlık sorunları.
  • İşlem sonrası bakım ve kontrol sürecine uyum.

Bu özelliklerin bulunması her durumda kesin bir işlem engeli anlamına gelmez. Uygunluk kararı, kişinin sağlık geçmişi ve işlem riskleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Subsizyon ile Dolgu Birlikte Uygulanabilir mi?

Bazı atrofik skarlarda fibrotik bantların serbestleştirilmesi sonrasında doku hacmi eksikliği devam edebilir.

Bu durumda uygun hastalarda subsizyon ve dolgu uygulaması birlikte değerlendirilebilir.

Subsizyon, cilt yüzeyini aşağı çeken bağlantıları serbestleştirmeyi amaçlarken dolgu uygulaması seçilmiş çökük alanlarda hacim desteği sağlamak için kullanılabilir.

Ancak her subsizyon işleminden sonra dolgu yapılması gerekli değildir.

Dolgu maddesinin türü, uygulanacağı bölge ve zamanlama dermatolojik değerlendirmeye göre belirlenmelidir. Dolgu uygulamalarının da kendilerine özgü damar tıkanıklığı, enfeksiyon ve diğer komplikasyon riskleri bulunur.

Subsizyon Fraksiyonel Lazer ile Kombine Edilebilir mi?

Subsizyon ve fraksiyonel lazer farklı mekanizmalarla çalışan yöntemlerdir.

Subsizyon, skarın cilt altındaki mekanik bağlantılarını hedefler. Fraksiyonel lazer ise kontrollü doku yenilenmesi ve kolajen yeniden yapılanmasını desteklemek amacıyla değerlendirilebilir.

Özellikle hem fibrotik bağlantı hem de yüzey düzensizliği bulunan seçilmiş akne skarlarında iki yöntem farklı aşamalarda kombine edilebilir.

İşlemlerin aynı seansta uygulanması her zaman gerekli veya uygun değildir. Tedavi sırası ve aralıkları, cildin iyileşme özelliklerine göre belirlenmelidir.

Subsizyon Altın İğne ve PRP ile Birlikte Kullanılabilir mi?

Altın iğne (fraksiyonel RF), mikroiğneler aracılığıyla radyofrekans enerjisini hedeflenen doku katmanlarına ileten bir yöntemdir.

Subsizyonla serbestleştirilen skarlarda, uygun hastalarda doku yenilenmesini desteklemek amacıyla fraksiyonel RF ayrıca değerlendirilebilir.

PRP ise kişinin kendi kanından elde edilen trombosit yönünden zengin plazmanın kullanıldığı bir uygulamadır. Bazı kombine skar tedavilerinde destekleyici seçenek olarak ele alınabilir.

Bununla birlikte subsizyon, altın iğne, lazer, dolgu ve PRP'nin her hastada birlikte kullanılması gerektiği düşünülmemelidir.

Farklı çukur akne izi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi için Çukur Sivilce İzleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Subsizyon İşlemi Ne Kadar Sürer?

Subsizyonun süresi; işlem yapılacak skar sayısına, izlerin yaygınlığına, uygulama alanına ve seçilen tekniğe göre değişir.

Tek bir skarın değerlendirilmesi ile birden fazla bölgeyi kapsayan işlemin süresi aynı değildir.

Hazırlık, lokal anestezi ve işlem sonrası kontrol de toplam klinik süreç içerisinde değerlendirilmelidir.

Subsizyon Tedavisi Ağrılı mıdır?

Subsizyon lokal anestezi altında planlanabilen bir işlemdir.

Anesteziye rağmen işlem sırasında basınç, çekilme veya hareket hissi oluşabilir. İşlem sonrasında ise hassasiyet ve ağrı görülebilir.

Hissedilen rahatsızlık, kişinin ağrı eşiğine ve uygulamanın kapsamına göre farklılaşır.

Beklenenden şiddetli veya giderek artan ağrı durumunda işlemi gerçekleştiren sağlık kuruluşuyla iletişime geçilmelidir.

Subsizyon Sonrası İyileşme Süreci

Subsizyon sonrasında morarma, şişlik, hassasiyet ve geçici cilt altı sertlikleri görülebilir.

Bu etkilerin süresi; işlem yapılan alanın genişliğine, kullanılan tekniğe, kişinin iyileşme özelliklerine ve eşlik eden uygulamalara göre değişir.

Subsizyon Sonrası Morarma ve Şişlik Normal midir?

Subsizyon sırasında cilt altındaki dokulara müdahale edildiğinden geçici morarma ve şişlik görülebilir.

Bazı kişilerde küçük kan birikimleri veya ele gelen sertlikler oluşabilir.

Ancak hızla artan şişlik, şiddetli ağrı, belirgin renk değişikliği veya olağan dışı bulgular yalnızca normal iyileşme belirtisi olarak değerlendirilmemelidir.

Subsizyon Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır?

İşlem sonrası bakım, dermatoloji uzmanının kişiye özel önerilerine göre düzenlenmelidir.

Genel olarak:

  • İşlem bölgesi temiz tutulmalıdır.
  • Uygulama alanına gereksiz baskı yapılmamalıdır.
  • Hekim önermedikçe bölgeye masaj uygulanmamalıdır.
  • Morarma ve şişlik takip edilmelidir.
  • Önerilen bakım ürünleri kullanılmalıdır.
  • Yoğun fiziksel aktiviteye dönüş zamanı hekim önerisine göre belirlenmelidir.
  • Ciltteki hassasiyet devam ederken tahriş edici kozmetik işlemlerden kaçınılmalıdır.
  • Güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.
  • Planlanan kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır.

Subsizyon Kaç Seans Sürer?

Subsizyon tedavisinde gerekli seans sayısı, skarların derinliğine, fibrotik bağlantıların özelliklerine ve ilk uygulamadan alınan yanıta göre değişir.

Bazı skarlarda tek işlem sonrasında yeniden değerlendirme yapılabilirken bazı durumlarda ek seans veya kombine yöntemler gerekebilir.

Seans aralıkları, cildin iyileşmesi ve ilk işlemin sonucunun değerlendirilmesi için yeterli süre bırakılarak planlanmalıdır.

Muayene yapılmadan kesin seans sayısı veya sonuç garantisi verilmesi doğru değildir.

Subsizyon Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Subsizyon, cilt altı dokulara müdahale edilen girişimsel bir uygulamadır ve tamamen risksiz değildir.

İşlem sonrasında şu etkiler veya komplikasyonlar görülebilir:

  • Ağrı ve hassasiyet.
  • Morarma ve şişlik.
  • Kanama veya hematom.
  • Cilt altında geçici ya da uzun sürebilen sertlik ve nodül.
  • Enfeksiyon.
  • Pigment değişikliği.
  • Yeni skar oluşumu.
  • Anatomik bölgeye bağlı damar veya sinir yapılarının yaralanması gibi daha ciddi komplikasyonlar.

Komplikasyon riski; işlem bölgesi, kullanılan teknik, kişinin sağlık özellikleri ve uygulamanın kapsamına göre değişebilir.

Bu nedenle steril uygulama, anatomik değerlendirme, uygun teknik seçimi ve bilgilendirilmiş onam önemlidir.

İşlem sonrasında giderek artan ağrı, hızla gelişen şişlik, ateş, beklenmeyen akıntı, uyuşma veya olağan dışı cilt değişiklikleri oluşursa sağlık kuruluşuyla gecikmeden iletişime geçilmelidir.

Subsizyon Akne İzlerini Tamamen Geçirir mi?

Subsizyon tedavisinin amacı, uygun skarlarda cilt yüzeyini aşağı çeken bağlantıları serbestleştirerek çukur görünümünün azaltılmasını desteklemektir.

Ancak her akne izi aynı yapıda değildir. Belirgin doku kaybı, derin skar veya farklı skar tiplerinin bir arada bulunması durumunda yalnızca subsizyon yeterli olmayabilir.

Tamamen izsiz bir cilt veya herkes için aynı düzeyde iyileşme garanti edilemez.

Subsizyonun Sonuçları Kalıcı mıdır?

Serbestleştirilen fibrotik bağlantılara bağlı görünüm değişiklikleri uzun süreli olabilir. Bununla birlikte iyileşme sürecinde yeniden fibrotik bağlantılar gelişebilir veya mevcut hacim kaybı nedeniyle çukur görünümü devam edebilir.

Bu nedenle sonuçların kalıcılığı, skarın yapısına ve kişinin doku iyileşmesine göre değişir.

Dolgu gibi ek işlemler uygulanmışsa bu işlemlerin etki süresi de ayrıca değerlendirilmelidir.

Ankara Subsizyon Tedavisi Fiyatları Neye Göre Değişir?

Ankara subsizyon tedavisi fiyatları, kişinin skar özelliklerine ve planlanan işlemin kapsamına göre farklılaşabilir.

Ücretlendirmeyi etkileyebilen başlıca unsurlar şunlardır:

  • İşlem yapılacak skar sayısı.
  • İzlerin derinliği ve yaygınlığı.
  • Tedavi edilecek anatomik bölge.
  • Kullanılacak iğne veya kanül tekniği.
  • İşlemin kapsamı ve seans planı.
  • Dolgu, lazer veya farklı yöntemlerle kombinasyon gereksinimi.
  • Kontrol ve takip süreci.

Net tedavi planı ve ücretlendirme için öncelikle dermatolojik muayene yapılması gerekir.

Ankara Life Polikliniği'nde Subsizyon Değerlendirmesi

Ankara Life Polikliniği'nde çukur akne izleri, Dermatolog Dr. Fatma Yıldız'ın dermatolojik değerlendirmesi doğrultusunda ele alınır.

Muayene sırasında skarların tipi, derinliği, yaygınlığı ve cilt altındaki fibrotik bağlantıların durumu birlikte değerlendirilir.

Tedavi planlamasında amaç, subsizyonun uygunluğunu belirlemek, gerekli durumlarda farklı dermatolojik yöntemleri değerlendirmek ve işlem sonrası bakım hakkında gerçekçi bilgilendirme sağlamaktır.

Subsizyon ile çukur akne izi tedavisi hakkında bilgi almak ve izlerinize uygun tedavi seçeneklerini değerlendirmek için Ankara Life Polikliniği ile iletişime geçebilirsiniz.

Dermatoloji Muayenesi ve Randevu

Subsizyon Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Subsizyon nedir?

Subsizyon, özellikle seçilmiş atrofik akne skarlarında cilt yüzeyini aşağı çeken fibrotik bantların kontrollü biçimde serbestleştirilmesini amaçlayan girişimsel bir yöntemdir.

Subsizyon hangi sivilce izlerinde kullanılır?

Özellikle cilt altı fibrotik bağlantıların bulunduğu rolling tipi akne izlerinde değerlendirilir. Bazı boxcar skarlarda da uygunluk muayeneyle belirlenebilir.

Subsizyon ile lazer aynı şey midir?

Hayır. Subsizyon cilt altındaki fibrotik bağlantıları hedefleyen mekanik bir işlemdir. Fraksiyonel lazer ise kontrollü lazer enerjisiyle doku yenilenmesini desteklemeyi amaçlar.

Subsizyon lokal anestezi ile yapılır mı?

Subsizyon uygun hastalarda lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Anestezi planı işlem bölgesine ve kişinin sağlık özelliklerine göre belirlenir.

Subsizyon sonrası morarma kaç gün sürer?

Morarmanın süresi kişiden kişiye ve işlemin kapsamına göre değişir. Bazı kişilerde birkaç gün içerisinde azalırken daha geniş uygulamalarda daha uzun sürebilir.

Subsizyon sonrası şişlik normal midir?

Geçici şişlik görülebilir. Ancak hızla artan şişlik, şiddetli ağrı veya olağan dışı belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirir.

Subsizyon kaç seans yapılır?

Gerekli seans sayısı skarların derinliğine, yaygınlığına ve ilk işlemden alınan yanıta göre değişir. Kesin plan dermatolojik muayene sonrasında oluşturulur.

Subsizyon ile dolgu aynı seansta yapılabilir mi?

Seçilmiş hastalarda birlikte uygulama değerlendirilebilir. Ancak her skar için dolgu gerekli değildir; zamanlama ve uygunluk dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Subsizyon ve fraksiyonel lazer birlikte uygulanabilir mi?

Evet, uygun hastalarda kombine planlama değerlendirilebilir. Subsizyon fibrotik bağlantıları, fraksiyonel lazer ise yüzey düzensizliği ve doku yenilenmesini hedefler.

Subsizyon sonrası çukurlar tekrar oluşur mu?

İyileşme sürecinde yeniden fibrotik bağlantı gelişmesi veya mevcut doku kaybının devam etmesi nedeniyle çökük görünüm tekrar belirginleşebilir.

Aktif sivilce varken subsizyon yapılır mı?

Belirgin inflamatuar akne veya aktif enfeksiyon bulunduğunda işlemin ertelenmesi gerekebilir. Öncelikle mevcut cilt probleminin kontrol altına alınması değerlendirilebilir.

Subsizyon işleminin riskleri nelerdir?

Morarma, şişlik, ağrı, hematom, enfeksiyon, pigment değişikliği ve cilt altı sertlikleri görülebilir. Daha ciddi komplikasyonlar da mümkün olduğundan uygunluk değerlendirmesi ve dermatolojik takip önemlidir.