Vitiligo, cilde rengini veren melanositlerin kaybı sonucunda beyaz alanların oluştuğu kronik bir pigmentasyon hastalığıdır ve bulaşıcı değildir. Her beyaz leke vitiligo olmadığı için tedaviden önce tanının doğrulanması; vitiligonun tipi, yaygınlığı, yerleşimi ve aktif olarak ilerleyip ilerlemediğinin değerlendirilmesi önemlidir.

Ankara Life Polikliniği’nde vitiligo şikâyetleri Dermatolog Dr. Fatma Yıldız tarafından; beyaz alanların dağılımı, hastalığın seyri, cilt ve kıl bulguları, olası aktivite belirtileri ve kişinin genel sağlık öyküsü birlikte değerlendirilerek ele alınır.

Vitiligo Nedir?

Vitiligo, melanosit adı verilen pigment hücrelerinin işlevlerini kaybetmesi veya ortadan kalkması sonucunda cildin belirli bölgelerinde pigment kaybı oluşmasıdır.

Melanositler melanin adı verilen pigmenti üretir. Melanin cilt ve kılların doğal renginin oluşmasında rol oynar. Bu hücrelerin kaybı sonucunda çevredeki normal ciltten belirgin biçimde ayrılan süt beyazı veya açık renkli alanlar ortaya çıkabilir.

Vitiligo enfeksiyon değildir ve temasla başka kişiye geçmez. Yalnızca kozmetik bir renk farklılığı olarak da değerlendirilmemelidir; otoimmün mekanizmalarla ilişkili kronik bir dermatolojik hastalıktır.

Her açık veya beyaz leke vitiligo değildir. Pityriasis versicolor, inflamasyon sonrası renk açılması, bazı doğumsal pigment farklılıkları ve başka dermatolojik durumlar da benzer görünebilir.

Vitiligo Belirtileri Nelerdir?

Vitiligonun temel belirtisi ciltte pigmentini tamamen veya büyük ölçüde kaybetmiş beyaz alanların ortaya çıkmasıdır.

Bu alanlar:

  • Küçük bir noktadan başlayabilir
  • Zamanla genişleyebilir
  • Birkaç bölgede sınırlı kalabilir
  • İki taraflı ve simetrik dağılım gösterebilir
  • Vücudun yalnızca tek tarafında veya belirli bir segmentte bulunabilir

Vitiligo alanları genellikle belirgin sınırlıdır. Cilt yüzeyinde çoğu zaman pullanma veya kabuklanma bulunmaz.

Bazı kişilerde etkilenen bölgedeki kıllar, saçlar, kaşlar veya kirpikler de beyazlayabilir. Bu durum lökotrişi olarak adlandırılır.

Yeni alanların ortaya çıkması veya mevcut beyaz alanların büyümesi hastalığın aktif olabileceğini düşündürebilir.

Vitiligo Neden Olur?

Vitiligonun oluşumu tek bir nedene bağlanamaz.

Günümüzde temel mekanizmalardan birinin otoimmün süreç olduğu kabul edilir. Bağışıklık sistemi melanositleri yanlışlıkla hedef alarak pigment hücrelerinin kaybına katkıda bulunabilir.

Genetik yatkınlık da önemlidir. Ailesinde vitiligo veya bazı otoimmün hastalıklar bulunan kişilerde risk artabilir; ancak ailede vitiligo olması hastalığın mutlaka gelişeceği anlamına gelmez.

Vitiligonun gelişiminde ve melanosit hasarında:

  • Otoimmün mekanizmalar
  • Genetik yatkınlık
  • Oksidatif stresle ilişkili hücresel süreçler
  • Bazı çevresel faktörler
  • Cilt travmaları

birlikte rol oynayabilir.

Her hastada hastalığın başlamasını sağlayan belirli bir tetikleyiciyi göstermek mümkün değildir.

Cilt Travması ve Koebner Fenomeni Nedir?

Vitiligolu bazı kişilerde cildin yaralandığı bölgelerde yeni beyaz alanlar gelişebilir. Bu durum Koebner fenomeni olarak adlandırılır.

Kesik, çizik, sürtünme, yanık veya yoğun güneş yanığı gibi cilt travmaları bazı hastalarda yeni vitiligo alanlarının ortaya çıkmasına eşlik edebilir.

Bu, vitiligolu kişinin cildine dokunulmaması veya günlük aktivitelerden kaçınılması gerektiği anlamına gelmez. Ancak hastalık aktifken cildi gereksiz travmadan ve güneş yanığından korumak önemlidir.

Yeni beyaz alanların özellikle çizik veya travma hatlarında ortaya çıkması dermatolojik değerlendirme sırasında hastalık aktivitesi açısından dikkate alınabilir.

Vitiligo Türleri Nelerdir?

Vitiligo dağılımına ve klinik özelliklerine göre farklı biçimlerde sınıflandırılabilir.

Vitiligo tipi

Genel özellik

Dağılım

Non-segmental vitiligo

En sık görülen ana gruptur

Genellikle iki taraflı ve simetrik olabilir

Segmental vitiligo

Belirli bir cilt segmentini tutar

Çoğu zaman tek taraflıdır

Fokal vitiligo

Sınırlı sayıda alanda görülür

Küçük ve lokalize olabilir

Mukozal vitiligo

Dudak veya genital mukoza gibi bölgeleri etkiler

Bir veya birden fazla mukozal alan

Generalize vitiligo

Birçok vücut bölgesine yayılmıştır

Geniş ancak tam olmayan tutulum

Üniversal vitiligo

Pigment kaybı vücudun çok büyük bölümünü etkiler

Çok yaygın tutulum

Non-Segmental Vitiligo

Non-segmental vitiligo en sık görülen vitiligo grubudur.

Beyaz alanlar çoğunlukla vücudun iki tarafında benzer dağılım gösterebilir. Eller, yüz, göz ve ağız çevresi, dirsekler, dizler ve genital bölgeler etkilenebilir.

Hastalık zaman içerisinde aktif dönemler ve daha durağan dönemler gösterebilir.

Segmental Vitiligo

Segmental vitiligo genellikle vücudun bir tarafında, belirli bir deri alanında gelişir.

Çocukluk veya genç yaşlarda başlayabilir. Başlangıç döneminde daha hızlı ilerledikten sonra uzun süre stabil kalabilen bir seyir gösterebilir.

Etkilenen bölgedeki kıllarda beyazlama segmental vitiligoya eşlik edebilir.

Fokal ve Mukozal Vitiligo

Fokal vitiligo, başlangıçta tek veya az sayıda sınırlı beyaz alanla görülebilir. Zaman içerisindeki seyri, daha geniş bir vitiligo tipine dönüşüp dönüşmeyeceğini anlamak açısından takip edilir.

Mukozal vitiligo ise özellikle dudaklar, ağız çevresi veya genital mukozal alanları etkileyebilir.

Yaygın ve Üniversal Vitiligo

Generalize vitiligoda beyaz alanlar vücudun birçok bölgesine dağılmıştır.

Üniversal vitiligo ise çok daha ileri pigment kaybını ifade eder ve normal pigmentli cilt alanları oldukça sınırlı kalabilir.

Tutulumun yaygınlığı tedavi seçimini doğrudan etkileyebilir. Küçük lokalize alanlarda hedefli tedaviler düşünülebilirken geniş tutulumda bütün vücudu kapsayan fototerapi gibi yaklaşımlar gündeme gelebilir.

Vitiligo Vücudun Hangi Bölgelerinde Görülür?

Vitiligo vücudun herhangi bir bölümünü etkileyebilir.

Sık görülebilen alanlar:

  • Yüz
  • Göz çevresi
  • Ağız çevresi
  • Eller ve parmaklar
  • El bilekleri
  • Dirsekler
  • Dizler
  • Ayaklar
  • Genital bölge
  • Koltuk altları
  • Cilt kıvrımları

Yüz ve boyun bölgesindeki vitiligo tedaviyle repigmentasyona genellikle daha elverişli bölgeler arasındadır.

El parmaklarının uçları, ayak parmakları ve kılların az olduğu bazı uç bölgelerde ise pigmentin yeniden oluşması daha güç olabilir.

Bu nedenle aynı kişide bile vücudun iki farklı bölgesi tedaviye aynı hızda yanıt vermeyebilir.

Saç ve Kaşlarda Beyazlama Ne Anlama Gelir?

Vitiligo yalnızca cilt pigmentini değil, etkilenen bölgedeki kıl foliküllerinin pigmentini de etkileyebilir.

Saç, kaş, kirpik veya vücut kıllarının beyazlaşmasına lökotrişi denir.

Kıl köklerinin çevresindeki pigment hücreleri repigmentasyonda önemli rol oynayabilir. Bu nedenle beyaz kılların bulunduğu alanlar tedavi planlanırken ayrıca değerlendirilir.

Lökotrişi olması, hiçbir tedavinin işe yaramayacağı anlamına gelmez; ancak bölgenin repigmentasyon potansiyelini etkileyen faktörlerden biri olabilir.

Vitiligo Tanısı Nasıl Konur?

Vitiligo tanısının temelini dermatolojik muayene oluşturur.

Dermatolog beyaz alanların:

  • Rengini
  • Sınırlarını
  • Vücuttaki dağılımını
  • Simetrisini
  • Ne zaman başladığını
  • Zaman içinde büyüyüp büyümediğini
  • Yeni alanların ortaya çıkıp çıkmadığını
  • Etkilenen bölgelerde kılların rengini

değerlendirir.

Ailede vitiligo, tiroid hastalığı, alopesi areata veya başka otoimmün hastalıkların bulunup bulunmadığı da sorgulanabilir.

Wood Işığı Ne Amaçla Kullanılır?

Wood ışığı, belirli dalga boyundaki ultraviyole ışığı kullanan dermatolojik bir muayene aracıdır.

Normal oda ışığında belirgin olmayan pigment kaybı Wood ışığı altında daha net görülebilir. Böylece beyaz alanların sınırlarını ve gerçek depigmentasyonun yaygınlığını değerlendirmek kolaylaşabilir.

Wood ışığı tek başına tedavi seçmez; dermatolojik muayenenin bir parçası olarak kullanılır.

Vitiligoda Deri Biyopsisi Gerekir mi?

Çoğu tipik vitiligo vakasında deri biyopsisi gerekli değildir.

Klinik görünüm vitiligoya özgü değilse veya başka pigment kaybı hastalıklarıyla ayrım yapılamıyorsa küçük bir deri örneğinin mikroskop altında incelenmesi değerlendirilebilir.

Biyopsinin gerekli olup olmadığı dermatolojik muayene bulgularına göre belirlenir.

Vitiligo ile Tiroid ve Diğer Otoimmün Hastalıklar Arasında İlişki Var mı?

Vitiligo otoimmün mekanizmalarla ilişkili olduğu için bazı otoimmün hastalıklarla birlikte görülme olasılığı artabilir.

Bunlar arasında özellikle otoimmün tiroid hastalıkları önemli bir yer tutar.

Vitiligolu herkeste tiroid hastalığı bulunmaz ve her kişiye aynı laboratuvar panelinin yapılması gerekmez. Kişinin belirtileri, yaşı, kişisel ve aile öyküsü dikkate alınarak gerekli görülen kan testleri planlanabilir.

Vitiligo ile daha seyrek olarak alopesi areata ve başka otoimmün hastalıklar da birlikte görülebilir.

Bu nedenle dermatolojik değerlendirme yalnızca beyaz lekelerin görünümüne değil, kişinin genel tıbbi öyküsüne de odaklanır.

Vitiligo Tedavisi Nasıl Planlanır?

Vitiligo tedavisinde herkes için geçerli tek bir yöntem yoktur.

Tedavi seçilirken:

  • Vitiligonun tipi
  • Hastalığın aktif veya stabil olması
  • Beyaz alanların yaygınlığı
  • Tutulan vücut bölgeleri
  • Hastalığın ne kadar süredir bulunduğu
  • Etkilenen bölgedeki kılların pigment durumu
  • Yaş
  • Daha önce uygulanan tedaviler
  • Günlük yaşam üzerindeki etkisi

birlikte değerlendirilir.

Tedavide amaç hastalığın aktif yayılımını kontrol etmeye ve mümkün olan alanlarda yeniden pigment oluşumunu desteklemeye yöneliktir.

Topikal Kortikosteroidler

Topikal kortikosteroidler, özellikle sınırlı ve aktif bazı vitiligo alanlarında dermatolog tarafından değerlendirilebilen tedavi seçeneklerindendir.

Kullanılacak ilacın gücü ve süresi uygulama bölgesine göre değişir.

Yüz ve kıvrım bölgeleri gibi ince deri alanlarıyla gövde veya uzuvlarda aynı ürünün aynı şekilde kullanılması uygun olmayabilir.

Uzun süre kontrolsüz kullanım ciltte incelme ve başka yan etkilere yol açabileceğinden tedavi programı dermatolog tarafından belirlenmelidir.

Kalsinörin İnhibitörleri

Takrolimus veya pimekrolimus gibi topikal kalsinörin inhibitörleri, özellikle yüz, göz çevresi, boyun ve bazı hassas bölgelerde değerlendirilebilen kortizon dışı seçeneklerdir.

Ciltte incelmeye yol açmamaları bu bölgelerde kullanım açısından avantaj sağlayabilir.

Tek başına veya uygun hastalarda ışık tedavisiyle birlikte planlanabilirler.

Dar Bant UVB Fototerapi

Dar bant UVB fototerapi, özellikle daha yaygın non-segmental vitiligoda değerlendirilebilen ışık tedavilerinden biridir.

Belirli dalga boyundaki UVB ışığı kontrollü dozlarda uygulanır. Tedavi bir seanslık işlem değildir; yanıtı değerlendirebilmek için düzenli ve tekrarlayan uygulamalar gerekir.

Fototerapi dozu kişinin cilt tipi, tedaviye verdiği yanıt ve kızarıklık gelişimine göre ayarlanır.

Tedavi sırasında güneş yanığı benzeri aşırı reaksiyonlardan kaçınmak önemlidir.

308 nm Excimer Lazer

308 nm Excimer lazer, UVB ışığını sınırlı bir bölgeye hedefli şekilde ileten tedavi yöntemlerinden biridir.

Özellikle vücudun küçük bir bölümünü etkileyen lokalize vitiligo alanlarında, çevredeki normal cildi geniş biçimde ışığa maruz bırakmadan yalnızca hedef alana uygulama yapılmasına olanak sağlar.

Ankara Life Polikliniği’nde 308 nm Excimer lazer, vitiligonun tipi, yerleşimi ve tedaviye uygunluğu değerlendirildikten sonra seçenekler arasında ele alınabilir.

Yüz ve boyun gibi bazı bölgeler ışık tedavisine daha iyi yanıt verebilirken el ve ayak uçlarındaki alanların repigmentasyonu daha sınırlı olabilir.

PUVA Tedavisi

PUVA, psoralen adı verilen ışığa duyarlılığı artıran bir madde ile UVA ışığının birlikte kullanıldığı fotokemoterapi yöntemidir.

Vitiligo tedavisinde geçmişten beri kullanılan seçeneklerden biridir. Günümüzde uygun hastalarda değerlendirilebilmekle birlikte dar bant UVB, kullanım kolaylığı ve güvenlik profili nedeniyle birçok durumda daha merkezi bir fototerapi seçeneği hâline gelmiştir.

Hangi ışık tedavisinin uygun olduğu tutulumun yaygınlığı, kişinin yaşı, cilt tipi ve önceki tedavilere göre belirlenmelidir.

Lokalize ve Yaygın Vitiligoda Tedavi Yaklaşımı Nasıl Değişir?

Vitiligonun tuttuğu alan tedavi seçiminde önemlidir.

Birkaç küçük ve sınırlı bölgede vitiligo varsa topikal tedaviler veya hedefli 308 nm Excimer gibi lokal seçenekler değerlendirilebilir.

Vücudun daha geniş bölümünün etkilendiği non-segmental vitiligoda dar bant UVB gibi daha geniş alanlara uygulanabilen fototerapi yöntemleri gündeme gelebilir.

Tedavinin yalnızca yaygınlığa göre seçilmesi de yeterli değildir. Hastalığın aktif olarak ilerlemesi, yüz veya el gibi özel bölgeleri etkilemesi ve kişinin yaşam kalitesi üzerindeki etkisi de planlamada dikkate alınır.

Vitiligoda Tedaviye Yanıtı Neler Etkiler?

Vitiligoda repigmentasyon kişiden kişiye ve aynı kişinin farklı vücut bölgelerinde değişebilir.

Yanıtı etkileyebilen faktörler arasında:

  • Vitiligonun tipi
  • Hastalığın ne kadar süredir bulunduğu
  • Aktif veya stabil olması
  • Tutulan bölge
  • Kıl foliküllerindeki pigment rezervi
  • Lökotrişi bulunması
  • Tedavinin düzenli uygulanması
  • Daha önce alınan tedaviler

yer alabilir.

Yüz ve boyun birçok hastada tedaviye daha iyi yanıt verebilen bölgelerdir. Parmak uçları, ayak parmakları ve kılların az olduğu bölgelerde ise renk dönüşü daha güç olabilir.

Bu nedenle tedavi sonucunun bütün vücut bölgelerinde aynı olacağı varsayılmamalıdır.

Vitiligo Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Vitiligo tedavisi genellikle haftalar içinde tamamlanan kısa bir süreç değildir.

Repigmentasyon oluşması zaman alabilir ve özellikle fototerapi veya Excimer gibi ışık tedavilerinde çok sayıda uygulama gerekebilir.

İlk aylarda tedaviye yanıt değerlendirilir. Renk dönüşü görülüyorsa tedavi daha uzun süre devam ettirilebilir.

Tedavinin süresi; vitiligonun tipi, tutulduğu bölge, hastalık aktivitesi ve alınan yanıta göre değişir.

Bu nedenle muayene öncesinde herkes için geçerli kesin bir seans veya tedavi süresi vermek doğru değildir.

Vitiligo Tamamen Geçer mi ve Tekrarlar mı?

Vitiligoyu herkes için kalıcı olarak ortadan kaldıran tek bir tedavi bulunmamaktadır.

Tedavi bazı kişilerde beyaz alanların yeniden pigment kazanmasına yardımcı olabilir ve hastalığın ilerlemesini kontrol altına alabilir. Bazı bölgelerde belirgin repigmentasyon sağlanabilirken başka bölgelerde yanıt sınırlı kalabilir.

Tedaviyle geri kazanılan pigment zaman içerisinde kısmen azalabilir ve bazı kişilerde yeni alanlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle vitiligo tedavisi yalnızca renk dönüşünü sağlama değil, hastalık aktivitesinin takibi ve gerektiğinde koruyucu/idame yaklaşımını da içeren uzun dönemli bir süreç olarak değerlendirilebilir.

Güneşten Korunma, Cilt Bakımı ve Kamuflaj

Vitiligolu bölgelerde melanin azaldığı için cilt güneş ışınlarına karşı daha hassastır.

Güneşten korunmada:

  • Geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanmak
  • Uzun süre doğrudan güneş altında kalmamak
  • Özellikle güçlü güneş saatlerinde fiziksel korunmadan yararlanmak
  • Güneş yanığından kaçınmak

önemlidir.

Güneş yanığı yalnızca pigmenti olmayan ciltte hasar oluşturmakla kalmaz; cilt travması bazı hastalarda Koebner fenomenine de katkıda bulunabilir.

Vitiligoyu tedavi etmek istemeyen veya tedavi sürecinde renk farkını azaltmak isteyen kişilerde medikal kamuflaj ürünleri, kapatıcı makyaj veya uygun self-tanner ürünleri de seçenek olabilir.

Kamuflaj kullanmak hastalığı kötüleştirmez; amaç yalnızca görünüm farkını geçici olarak azaltmaktır.

Hangi Durumlarda Dermatoloğa Başvurulmalıdır?

Ciltte yeni gelişen beyaz alanların tanısı yalnızca görünüm üzerinden konulmamalıdır.

Özellikle:

  • Yeni beyaz lekelerin ortaya çıkması
  • Lekelerin kısa sürede büyümesi
  • Yeni vücut bölgelerine yayılması
  • Yüz, el veya genital bölgenin etkilenmesi
  • Saç, kaş veya kirpiklerde beyazlama gelişmesi
  • Çocukluk döneminde yeni depigmentasyon oluşması
  • Başka otoimmün hastalık belirtilerinin bulunması
  • Daha önce tanı konulmadan mantar veya leke tedavileri kullanılmış olması
  • Uygulanan tedaviye rağmen hastalığın ilerlemesi

durumlarında dermatolojik değerlendirme uygun olur.

Vitiligo ile pityriasis versicolor ve diğer pigment kaybı nedenlerinin tedavileri farklı olduğundan doğru tanı tedavi planının temelidir.

Ankara Life Polikliniği’nde Vitiligo Değerlendirmesi

Ankara Life Polikliniği, 2004 yılında Dermatolog Dr. Fatma Yıldız tarafından Ankara Kızılay’da kurulmuştur.

Vitiligo değerlendirmesinde beyaz alanların dağılımı ve yaygınlığı, hastalığın başlangıç zamanı, yeni alanların oluşup oluşmadığı, etkilenen bölgelerdeki kıl rengi, olası Koebner bulguları ve kişinin genel sağlık öyküsü birlikte ele alınır.

Gerekli durumlarda Wood ışığıyla pigment kaybının sınırları değerlendirilebilir ve eşlik eden otoimmün hastalıklar açısından ek inceleme planlanabilir.

Vitiligonun tipi, aktivitesi ve yerleşimine göre topikal tedaviler, fototerapi veya lokalize alanlarda 308 nm Excimer lazer gibi seçeneklerin uygunluğu değerlendirilir. Her tedavi her vitiligo tipi ve her vücut bölgesi için aynı şekilde uygun değildir.

Vitiligoda besin takviyeleri hakkında ayrıca bilgi almak için Vitiligo Tedavisinde Besin Takviyelerinin Rolü başlıklı içeriği inceleyebilirsiniz.

Vitiligo İçin Dermatoloji Randevusu Al

Sık Sorulan Sorular

Vitiligo olan bölgedeki kılların beyazlaması önemli midir?

Evet. Vitiligolu alandaki saç veya kılların beyazlaması lökotrişi olarak adlandırılır. Kıl foliküllerindeki pigment hücrelerinin durumu repigmentasyon potansiyelini etkileyebildiği için dermatolojik değerlendirmede dikkate alınır.

Vitiligo mantar hastalığıyla karışabilir mi?

Evet. Özellikle pityriasis versicolor gibi yüzeysel mantar hastalıkları ciltte açık renkli alanlar oluşturabilir. Ancak pityriasis versicolorda ince pullanma bulunabilir ve pigment kaybının mekanizması vitiligodan farklıdır. Tanı net değilse dermatolojik muayene gerekir.

Vitiligo için güneşlenmek tedavi yerine geçer mi?

Hayır. Kontrollü tıbbi fototerapi ile doğal güneşlenme aynı değildir. Güneş ışığının dozu kontrol edilemez ve pigmenti olmayan bölgeler kolayca yanabilir. Güneş yanığı bazı kişilerde yeni vitiligo alanlarının ortaya çıkmasını da tetikleyebilir.

Vitiligo başka kişilere geçer mi?

Hayır. Vitiligo enfeksiyon değildir ve temas, ortak eşya kullanımı, havuz veya yakın temas yoluyla başka kişilere bulaşmaz.