Kilo kaybı sonrasında vücutta ve yüzde meydana gelen hacim azalması, cildin daha önce altında yağ dokusu olan alanlarda gevşeklik, elastikiyet kaybı ve bazı bölgelerde sarkık bir görünüm oluşturabilir. Özellikle yüzde yanaklar, şakaklar, göz çevresi ve çene hattında; vücutta ise boyun, gıdı, kollar, karın ve diğer bölgelerde farklı düzeylerde gevşeklik görülür.
Bu değişikliklerin derecesi; verilen kilo miktarı, kilo verme süresi, yaş, genetik özellikler, cilt elastikiyeti ve mevcut cilt yapısına göre değişir.
Kilo kaybı sonrasında yapılacak uygulamalarda amaç yalnızca cildi sıkılaştırmak değildir. Cilt kalitesinin desteklenmesi, elastikiyetin artırılması, oluşan hacim kayıplarının değerlendirilmesi ve belirgin sarkmaların uygun yöntemlerle ele alınması birlikte planlanmalıdır.
KİLO KAYBI SONRASI CİLT NEDEN SARKAR?
Cilt, vücut hacmindeki değişikliklere uyum sağlayan canlı bir dokudur. Uzun süre hacme maruz kalan ciltte alttaki dokunun azalmasıyla, kolajen ve elastin liflerinin yapısının durumuna göre olabildiğince uyum sağlamaya çalışır.
Kilo kaybıyla birlikte cilt altındaki yağ dokusunun azalması da cildin daha önce sahip olduğu desteğin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle kilo kaybı sonrasında görülen gevşeklik yalnızca yağ dokusunun gitmesiyle ilgili değildir cilt elastikiyeti ve cilt altı hacmi birlikte değerlendirilmelidir.
KİLO KAYBI SONRASI YÜZDE NELER DEĞİŞEBİLİR?
Yüz bölgesinde yağ dokusunun azalması, yüzde hacim kaybına bağlı olarak daha çökük veya yorgun bir görünüm oluşturabilir.
Özellikle;
- Yanak bölgesinde hacim azalması
- Şakaklarda çöküklük
- Göz çevresinde hacim kaybı
- Nazolabial bölgede belirginleşme
- Çene hattında belirginlik kaybı
- Alt yüzde gevşeklik
- Gıdı bölgesinde sarkma
görülebilir. Kişiden kişiye değişiklik gösterir.
KİLO KAYBI SONRASI HACİM KAYBI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Kilo kaybıyla birlikte yalnızca cilt değil, cilt altındaki yağ dokusu da azalabilir.
Özellikle yüzdeki yağ dokusunun azalması;
- Yanaklarda çökme
- Şakaklarda belirginleşme
- Göz çevresinde hacim azalması
- Orta yüzde destek kaybı
- Alt yüzde daha ince ve boş bir görünüm
oluşturabilir.
Bu durumda yalnızca cildi sıkılaştırmaya yönelik işlemler yeterli olmayabilir. Eksilen hacmin bulunduğu bölgeler ayrıca değerlendirilmelidir.
YÜZDEKİ ÇÖKÜKLÜKLERDE YAĞ DOLGUSU
Kilo kaybı sonrasında yüzde belirgin hacim kaybı oluştuğunda, kişinin kendi yağ dokusunun kullanıldığı yağ enjeksiyonu uygulamaları da değerlendirilebilir.
Yağ dokusu, vücudun uygun bir bölgesinden alınarak gerekli işlemlerden geçirildikten sonra hacim kaybı bulunan bölgelere uygulanabilir. Bu tedavi hem çöken alanları doldururken hem de yağ dokusundaki kök hücreler sayesinde hücre yenilenmesine ve cilt gençleşmesine de destek olur.
GIDI VE BOYUN BÖLGESİNDE SARKMA
Kilo kaybı sonrasında gıdı ve boyun bölgesinde cilt gevşekliği daha belirgin hale gelebilir.
Bu bölgede yapılacak tedavi, sarkmanın derecesine göre belirlenmelidir.
Cilt kalitesinin desteklenmesine yönelik lazer veya enerji temelli uygulamalar daha hafif gevşekliklerde değerlendirilirken, daha belirgin sarkmalarda farklı medikal veya cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
İP ASKISI İLE GIDI VE YÜZ SARKMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
İp askısı, özellikle kilo kaybı sonrasında yüzde ve boyun-gıdı bölgesinde belirginleşen cilt gevşemesi ve sarkma görünümünün değerlendirilmesinde kullanılan minimal invaziv estetik uygulamalardan biridir. Kilo kaybıyla birlikte yüzdeki yağ dokusunun azalması ve cildin elastikiyetinin değişmesi; yanak, çene hattı ve gıdı bölgesinde sarkma görünümünü artırabilir. İp askısı uygulamasında cilt altına yerleştirilen özel ipler, dokulara mekanik destek sağlayarak yüz hatlarının daha toparlanmış görünmesine yardımcı olur.
Uygulamanın uygunluğu; sarkmanın derecesi, cilt elastikiyeti, yüz anatomisi ve kişinin beklentileri değerlendirilerek belirlenir. İp askısı, cerrahi yüz germe işleminin alternatifi olarak değil, uygun hastalarda cerrahi olmayan bir destek yöntemi olarak değerlendirilmelidir.
İp askısı uygulaması, öncelikle yüz ve gıdı bölgesindeki cilt gevşekliği, sarkma düzeyi ve yüz anatomisinin değerlendirilmesiyle planlanır. Uygulama alanı belirlendikten sonra bölgesel anestezi sağlanır ve özel olarak tasarlanmış medikal ipler, cilt altındaki uygun doku planına yerleştirilir. İplerin yerleşimi ve yönü, yüz hatlarının doğal görünümünü koruyacak şekilde planlanır. İşlem sonrasında ipler dokulara destek sağlayarak uygulama yapılan bölgede daha toparlanmış bir görünüm oluşturur.
İşlemin süresi, uygulama yapılacak bölgeye ve kullanılacak iplerin sayısına göre değişir. Uygulama sonrasında hafif şişlik, morarma, hassasiyet veya gerginlik hissi görülebilir. İşlem öncesinde kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve cilt yapısı mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.
KİLO KAYBI SONRASI CİLT ELASTİKİYETİ NASIL DESTEKLENİR?
Ciltteki elastikiyet kaybının değerlendirilmesinde cilt yenilenmesini ve kolajen üretimini destekleyen uygulamalar kullanılabilir.
Kişinin cilt yapısına göre;
- Gençlik aşısı uygulamaları
- Thulium lazer tedavisi
- Altın iğne Tedavisi
- Diğer takviyeli cilt yenileme uygulamaları
değerlendirilebilir.
Bu uygulamalar cildin yapısını ve kalitesini desteklemeye yöneliktir. Uygun yöntem, işlem bölgesi ve uygulama planı kişinin cilt yapısına göre doktor tarafından belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
GENÇLİK AŞISI İLE CİLT KALİTESİNİN DESTEKLENMESİ
Gençlik aşısı olarak adlandırılan medikal estetik uygulamalar, cildin nemini, kalitesini ve daha sağlıklı görünümünü desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Kilo kaybı sonrasında ciltte oluşan elastikiyet kaybı ve ince kırışıklıkların değerlendirilmesinde, kişinin cilt yapısına uygun içerikler tercih edilebilir.
Uygulamanın içeriği ve kullanım amacı kullanılan ürüne göre değişir. Bu nedenle işlem öncesinde cilt yapısı ve kişinin ihtiyaçları değerlendirilmelidir.
THULIUM LAZER İLE CİLT YENİLEME
Thulium lazer, ciltte kontrollü bir yenilenme süreci oluşturmak amacıyla kullanılan lazer uygulamalarından biridir.
Cilt yüzeyinin yenilenmesini, cilt kalitesinin desteklenmesini ve kolajen yapısının uyarılmasını hedefleyen uygulamalarda kullanılabilir.
Kilo kaybı sonrasında oluşan cilt kalitesi değişikliklerinde, uygun kişilerde tedavi planının bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Uygulama parametreleri cilt tipi, uygulama bölgesi ve kişinin cilt özelliklerine göre belirlenmelidir.
KOL SARKMASI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Kilo kaybı sonrasında üst kol bölgesindeki yağ dokusunun azalması, ciltte gevşeme ve sarkma görünümüne neden olabilir. İp askısı, uygun hastalarda kol bölgesindeki hafif ve orta düzeydeki cilt gevşekliğinin görünümünü toparlamaya ve cilt dokusuna destek sağlamaya yönelik uygulanır.
Uygulamada öncelikle kol bölgesindeki sarkmanın derecesi ve cilt elastikiyeti değerlendirilir. Uygulama alanı belirlendikten sonra lokal anestezi ile uyuşturulan bölgeden, özel medikal ipler cilt altındaki uygun doku planına yerleştirilir. İplerin yönü ve yerleşimi, kolun anatomisine göre planlanır. Böylece gevşemiş dokulara mekanik destek sağlanarak kol bölgesinin daha toparlanmış görünmesi hedeflenir.
İp askısı, özellikle kilo kaybı sonrasında oluşan hafif ve orta dereceli kol sarkmalarında cerrahi olmayan bir seçenek olarak değerlendirilir. İleri düzeyde cilt fazlalığı ve belirgin sarkmalarda ise cerrahi yöntemler daha uygun olabilir. İşlem öncesinde kişinin genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, cilt yapısı ve sarkmanın derecesi hekim tarafından değerlendirilerek uygun yöntem belirlenir.
KARIN VE VÜCUT BÖLGELERİNDE SARKMA
Kilo kaybı sonrasında karın, bel, kalça ve diğer vücut bölgelerinde de cilt gevşekliği görülebilir.
Cildin elastikiyetinin korunmuş olduğu daha hafif durumlarda cilt yenileme ve sıkılaştırmaya yönelik altın iğne uygulaması ile cildin gerginliğini sağlamayı hedefleriz.
Belirgin miktarda fazla deri bulunan durumlarda ise cerrahi değerlendirme gerekebilir.
KİLO KAYBI SONRASI TEDAVİLER NASIL PLANLANIR?
Tedavi planında öncelikle ,Cilt kalitesi ve elastikiyet kaybı, Hacim kaybı, Cilt gevşekliğinin derecesi, Bölgesel sarkmanın miktarı, Yüz ve vücut anatomisi değerlendirilir.
Buna göre cilt yenileme, hacim desteği, ip askısı veya gerekli durumlarda cerrahi seçenekler ayrı ayrı değerlendirilir.
KİLO KAYBI SONRASI SARKMA TEDAVİLERİ KAÇ SEANS SÜRER?
Seans sayısı kullanılan yönteme ve tedavi edilen bölgeye göre değişir.
Gençlik aşısı, Thulium, altın iğne ve cilt kalitesini destekleyen uygulamalar belirli aralıklarla tekrarlanabilir.
Dolgu, yağ enjeksiyonu veya ip askısı gibi uygulamalar ise tek seansta tatmin edici sonuç almayı hedefler.
Bu nedenle işlem sayısı önceden standart olarak belirlenmez; kişinin cilt ve doku değerlendirmesine göre planlanır.
KİLO KAYBI SONRASI SARKMA TEDAVİLERİNDE SIKÇA SORULAN SORULAR
Kilo verdikten sonra yüz neden çöker?
Kilo kaybıyla birlikte yüz bölgesindeki cilt altı yağ dokusu azalır. Bu durum yanak, şakak ve göz çevresinde hacim kaybına ve çökük bir görünüme neden olabilir.
Kilo kaybı sonrası yüzdeki çöküklük nasıl giderilir?
Hacim kaybının bulunduğu bölgeye göre dermal dolgu veya kişinin kendi yağ dokusunun kullanıldığı yağ enjeksiyonu değerlendirilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu yüz anatomisi ve hacim kaybının düzeyine göre belirlenir.
Kilo kaybı sonrası yüz sarkması nasıl tedavi edilir?
Cilt kalitesi ve sarkmanın derecesine göre gençlik uygulamaları, Thulium lazer, altın iğne, ip askısı, hacim desteği sağlayan uygulamalar veya gerekli durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Altın iğne kilo kaybı sonrası cilt gevşekliğinde kullanılır mı?
Evet. Radyofrekans destekli mikroiğneleme, ciltte kontrollü uyarı oluşturarak kolajen ve elastin yapısının desteklenmesi amacıyla kullanılabilir. Uygunluk cilt yapısına göre belirlenir.
Thulium lazer kilo kaybı sonrası cilt için kullanılır mı?
Thulium lazer, cilt yenilenmesini ve cilt kalitesini desteklemek amacıyla uygun kişilerde kullanılabilir. İşlem parametreleri kişinin cilt yapısına göre belirlenmelidir.
Gençlik aşısı kilo kaybı sonrası yapılabilir mi?
Kesinlikle önerilir. Ciltte oluşan nem, kalite ve elastikiyet değişikliklerinin değerlendirilmesi amacıyla uygun kişilerde gençlik uygulamaları yapılması tavsiye edilir. Kullanılacak ürün ve uygulama yöntemi hekim tarafından belirlenmelidir.
Kilo kaybı sonrası gıdı sarkması nasıl değerlendirilir?
Gıdı bölgesindeki sorunun yağ dokusu fazlalığı, cilt gevşekliği veya fazla deri kaynaklı olup olmadığı belirlenmelidir. Hafif gevşekliklerde cilt kalitesini destekleyen uygulamalar, uygun kişilerde ip askısı veya daha ileri durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Kilo kaybı sonrası dolgu yapılabilir mi?
Yüzde belirgin hacim kaybı bulunan uygun kişilerde dermal dolgu uygulamaları değerlendirilebilir. Uygulama bölgesi ve dolgu miktarı kişinin yüz anatomisine göre belirlenmelidir.
Kilo kaybı sonrası yağ dolgusu yapılabilir mi?
Yüzdeki belirgin hacim kayıplarında kişinin kendi yağ dokusunun kullanıldığı yağ enjeksiyonu uygulanabilir. İşlem uygunluğu ve uygulanacak bölgeler kişisel değerlendirme sonrasında belirlenir.
Kilo kaybı sonrası sarkma için tek bir tedavi yeterli olur mu?
Her zaman değil. Cilt kalitesi, hacim kaybı ve sarkma aynı kişide birlikte bulunabilir. Bu nedenle cilt yenileme, hacim desteği ve askılama yöntemleri kişinin ihtiyacına göre ayrı ayrı veya aşamalı olarak planlanabilir.
Kilo kaybı sonrası sarkma tedavisine ne zaman başlanmalıdır?
Tedavi süresince cilt sağlığını ve gerginliğini artıran işlemlerin de beraber yürütülmesi, tedavi sonrası yapılacak dolgu ve askı yöntemlerinin sonucu artıracaktır. Gençleştirme ve germe tedavilerinin hiç birinin kilo verme sürecine bir zararı yoktur. Kilo kaybı görüntüsü ne zaman rahatsız etmeye başlarsa o zaman ip de yağ dolgusu da uygulanılabilir.
