Neden Güzel Görünmek İsteriz ?
Fransız şair Paul Valéry, “Sağlık, tüm organların sessizliğidir” derken Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı sadece hastalığın olmaması değil, bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali olarak tanımlar. Güzellik ise tarih boyunca farklı şekillerde tanımlanmıştır ve bu kavram birçok insan için hala net değildir.
Kozmetik cerrahlar güzelliği tanımlamakta zorlanır ve yalnız değillerdir; farklı kişilere sorulduğunda farklı cevaplar alınır. Bu nedenle güzelliği anlamak için daha çok psikolojiye odaklanmak ve insanların kafasındaki güzellik duygusunu anlamaya çalışmak önemlidir. Güzelliği sadece dış görünüşe indirgemek yeterli değildir; bu duygu, kişinin iç dünyası ve geçmiş deneyimlerinden de etkilenir.
Güzellik Nedir?
Güzelliği tanımlamak kolay olmasa da, bazı genel ifadelerle açıklanabilir:
- Güzellik, bize zevk veren ve hayranlık uyandıran şekil ve oranların bir uyumudur. Ancak kültürlere göre değişir.
- Şekil ve hacim arasındaki denge, güzelliğin bir parçasıdır.
- Güzellik, gözle görülüp hayranlık uyandıran bir estetik duygudur.
Filozof David Hume, güzelliğin bir şeyin özelliği değil, bakan kişinin zihnindeki bir algı olduğunu söyler. Yani, bir şey bir kişi için güzel olabilirken başka biri için olmayabilir. Başka bir deyişle, güzellik bakanın gözündedir.
Güzellik ve Çekicilik
Çekicilik ve güzellik bazen karıştırılır. Cleopatra ve Marilyn Monroe gibi isimler güzel değil, çekici olarak tanımlanmıştır. Çekicilik uzun süreli olabilir, ancak güzellik zamanla solabilir. Bu nedenle, bir insanın güzelliği sadece fiziksel görünüşe bağlı değildir; kişilik, ruh ve “kalp” dediğimiz zihinsel ve duygusal unsurlar da güzellik algısını etkiler.
Lorenz’in Güzellik Teorisi
Nobel ödüllü bilim insanı Konrad Lorenz, güzelliğin içgüdüsel bir duygu olduğunu söyler. Ona göre, bir yüz ne kadar çocuk gibi görünüyorsa, o kadar daha sevimli ve koruma isteği uyandırır. Büyük gözler, yuvarlak yanaklar ve yumuşak hatlar bu duyguyu harekete geçirir.
Çocuk benzeri özelliklere sahip olan insanlar daha çekici bulunabilir. Bu nedenle, makyaj ve estetik cerrahi de sıklıkla genç bir görünüm yaratmaya çalışır. Rujlar, yanaklara sürülen allıklar ve pürüzsüz cilt ürünleri, bir çocuğun yüzündeki doğal tazeliği taklit eder.
Sonuç
Güzellik sadece yüzeysel bir kavram değildir; insanların geçmiş deneyimleri, duyguları ve kültürel bakış açıları güzellik algısını etkiler. Bu algı kişinin gözlerinde başlasa da kalbi ve zihniyle şekillenir. Bu nedenle güzellik, zevk veren bir bütün olarak tanımlanabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, güzellik buzdağı gibidir; görünen kısmı sadece çok küçük bir parçasıdır.
