Roza Hastalığını Tetikleyen Faktörler Nelerdir? 

Güneş, Mikroorganizmalar, Sıcaklık ve Stres

Roza hastalığı (rozasea), yüzde kalıcı kızarıklık, sivilce benzeri kabarcıklar ve damar genişlemeleri ile kendini gösteren kronik bir cilt hastalığıdır. Hastalığın neden tam olarak ortaya çıktığı bilinmese de, bazı çevresel ve biyolojik faktörlerin rozaseayı alevlendirdiği yani kötüleştirdiği tespit edilmiştir. Şimdi bu tetikleyici faktörleri teker teker inceleyelim.

Güneş Işınları (Ultraviyole Maruziyeti)

Roza hastalarının yüzündeki lezyonlar çoğunlukla güneşe maruz kalan bölgelerde oluşur. Güneş görmeyen alanlarda lezyon görülmemesi, güneş ışığının hastalıkta etkili olduğunu gösterir. Özellikle açık tenli kişilerde ve ilkbahar aylarında belirtiler daha da belirginleşir.

Güneş ışınlarının (özellikle UVA ve UVB) cilde verdiği zarar birkaç şekilde olur:

  • UVA ışınları, cildin destek dokusu olan kollajeni bozar. Bu, cildin elastikiyetini kaybetmesine ve kızarıklığın artmasına neden olur.
  • UVB ışınları, damar büyümesini tetikler ve ciltte damar ağlarının oluşmasına sebep olur.

Güneş ışığı ayrıca ciltte reaktif oksijen türleri (ROT) denen zararlı moleküllerin artmasına yol açar. Bu maddeler hücrelere zarar vererek iltihaplanmayı (enflamasyonu) artırır. Roza hastalarında ROT seviyeleri sağlıklı bireylere göre çok daha yüksektir.

Ayrıca UV ışınları, ciltteki doğal savunma sisteminin bir parçası olan katalistidin adlı bir proteinin aşırı üretilmesine sebep olur. Bu protein, ciltteki iltihap tepkisini artırır ve rozaseanın şiddetlenmesine katkıda bulunur.

Son yapılan çalışmalar, UV ışınlarının bağışıklık sistemiyle ilgili bazı yolları (örneğin TLR-MyD88 yolakları) etkileyerek yüz kızarmasını ve damar genişlemelerini tetiklediğini göstermiştir.

Deri Mikroorganizmaları

Roza hastalarında ciltteki normal bakteriler ve akarlar da hastalığın ilerlemesine katkıda bulunabilir.

Demodex Akarları

Demodex folliculorum ve Demodex brevis adındaki küçük akarlar, sağlıklı insan cildinde bile bulunabilir. Ancak roza hastalarının cildinde bu akarların sayısı çok daha fazladır.

Demodex akarları cildin üst katmanında yaşar ve bazı bağışıklık yollarını tetikleyerek ciltte iltihap oluşmasına neden olur. Özellikle bu akarların salgıladığı maddeler, cilt hücrelerinde IL-8, IL-1β ve TNF-α gibi iltihapla ilişkili moleküllerin artmasına yol açar.
Ölü akarların saldığı bakteriler de vücut savunmasını harekete geçirerek daha fazla iltihaplanmaya neden olur. Bu da roza semptomlarını kötüleştirir.

Bacillus oleronius

Demodex akarlarının üzerinde yaşayan Bacillus oleronius isimli bir bakteri de önemli bir tetikleyicidir. Yapılan çalışmalarda, bu bakterinin ürettiği bazı proteinlerin roza hastalarının bağışıklık hücrelerini aşırı derecede aktive ettiği bulunmuştur. Bu aktivasyon sonucunda IL-6, IL-8, TNF-α, MMP-3 ve MMP-9 gibi iltihap artırıcı maddeler üretilir.

Helicobacter pylori

Mide bakterisi olarak bilinen Helicobacter pylori, rozasealı hastalarda daha sık görülmektedir.
Bu bakterinin rozaseayı tetikleyebileceği düşünülmektedir çünkü:

  • Rozasea ve mide ülseri gibi hastalıkların birlikte görülme oranı yüksektir.
  • Rozasea belirtileri ve mide hastalıkları yıl içinde benzer dönemlerde alevlenir.
  • Mide bakterisine yönelik antibiyotik tedavilerinin hem mide hem de rozasea şikayetlerini hafiflettiği görülmüştür.

Yine de Helicobacter pylori ile roza hastalığı arasındaki ilişki kesin olarak kanıtlanmamıştır.

Diğer Mikroorganizmalar

Stafilokokkus epidermidis ve Klamidya pneumoni gibi diğer bazı bakterilerin de rozasea gelişiminde etkili olabileceğine dair çalışmalar mevcuttur.

Sıcaklık ve Isı Maruziyeti

Rozasealı bireylerde sıcaklık artışı, ciltte kan akışını hızlandırır. Yapılan lazerli görüntüleme çalışmaları, sıcaklık etkisiyle cilt damarlarında genişleme ve kan akımında artış olduğunu göstermiştir.

Bu etki iki şekilde oluşur:

  • Hızlı yanıtlı vazodilatasyon (akson refleksi ile)
  • Yavaş yanıtlı vazodilatasyon (nitrik oksit aracılığıyla)

Ayrıca sıcaklık, ciltte bulunan TRPV1 ve TRPA1 adındaki iyon kanallarını aktive eder. Bu kanalların sürekli aktif olması, rozaseada kızarma, damar genişlemesi ve iltihaplanmayı şiddetlendirir.

Çalışmalar, rozasealı hastalarda TRPV1 ve TRPV2 genlerinin normalden fazla çalıştığını göstermiştir. Bu da sıcaklık değişimlerine aşırı duyarlılık anlamına gelir.

Stres               

Stres, roza hastalığını tetikleyen önemli faktörlerden biridir.
Stresli durumlarda:

  • Derideki sempatik sinirler daha aktif hale gelir.
  • Cilt damarlarında aralıklı genişlemeler oluşur.
  • Bu durum yüz kızarması ve sıcak basması gibi belirtileri artırır.

Vücudun ana stres hormonu olan kortikotropin salgılatıcı hormon (CRH), ciltte iltihaplanmaya neden olan IL-6, IL-8 ve IL-18 gibi maddelerin üretimini artırır.
CRH aynı zamanda mast hücrelerini aktive eder. Bu hücreler histamin ve nitrik oksit salarak damarları genişletir ve kızarıklığı şiddetlendirir.
CRH’nin damarlar üzerinde doğrudan genişletici etkisi olduğu da bulunmuştur.

Baharatlı Yiyecekler, Alkol ve İlaçlar

Baharatlı yemekler, alkol ve sıcak içecekler, TRPV1 ve TRPA1 kanallarını uyararak roza hastalarında kızarma ataklarına yol açabilir. Ancak diyetin rozaseada ana sebep olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmamaktadır.

Bazı ilaçlar da hastalığın kötüleşmesine neden olabilir. Özellikle:

  • Amiodaron (kalp ilacı)
  • Topikal veya burun spreyleri şeklindeki steroidler
  • Yüksek doz B6 ve B12 vitaminleri
    rozase alevlenmelerini tetikleyebilir.

Özet

  • Güneş ışınları, cilt mikroorganizmaları, sıcaklık, stres ve bazı yiyecek ve ilaçlar roza hastalığını tetikleyebilir.
  • Bu faktörlerden mümkün olduğunca kaçınmak hastalığın kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.
  • Roza hastalarının güneş koruyucu kullanması, stres yönetimi yapması ve tetikleyici gıdalardan uzak durması önerilir.