BDD neden estetik klinikleri ilgilendirir?
Beden dismorfik bozukluğu (BDD), kişinin fiziksel görünümünde aslında önemsiz olan bir kusura saplantılı şekilde odaklanması ve bu kusuru düzeltme arzusu ile yaşam kalitesinin ciddi şekilde bozulmasıyla karakterizedir. BDD’li bireyler genellikle sorunu bir ruh sağlığı uzmanına danışmaktan ziyade, doğrudan bir estetik klinikten “çözüm” talep eder. Ancak burada yapılan işlemler genellikle hastanın tatmin olmasını sağlamaz, hatta semptomları daha da kötüleştirebilir.
Estetik Başvurusunda Bulunan Hastalarda Beden Dismorfik Bozukluğu Taraması Neden Hayati Önem Taşır?
Estetik uygulamalar giderek yaygınlaşıyor, ancak dış görünüşünü “düzeltmek” isteyen her hasta gerçekten bu işlemler için uygun mu? Günümüzde, kozmetik dermatoloji kliniklerine başvuran hastaların önemli bir bölümünün beden dismorfik bozukluğu (BDD) açısından risk altında olduğu ortaya konmuştur. Estetik işlemlerin ruhsal sağlık üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gereken bu dönemde, çok aşamalı ve gizli bir BDD tarama protokolü sayesinde hem hastaların hem de sağlık profesyonellerinin daha güvenli bir yol izlemesi mümkün hale geliyor.
Pilot çalışma neyi ortaya koydu?
Amerika’daki sekiz farklı estetik klinikte yürütülen pilot çalışmada, yeni başvuran tüm hastalara anonim ve çok aşamalı bir BDD tarama protokolü uygulandı. 16 haftalık süreçte;
-
734 hasta ilk taramaya alındı.
-
%4,2’si (31 kişi) ikinci tarama aşamasına geçti.
-
Bunlardan 9 kişi BDD açısından pozitif değerlendirildi.
-
7 hastaya tedavi uygulanmadı, 2 hasta ise ek danışmanlık ve değerlendirme sonrası başarılı şekilde tedavi edildi.
Bu sonuç, görünüşe odaklı başvuruların azımsanmayacak bir kısmında ruhsal bir temelin olabileceğini gösteriyor.
İkinci tarama ve hasta tepkileri nasıldı?
İkinci aşamada hastalara, değiştirilmiş bir COPS (Kozmetik İşlem Tarama Anketi) uygulandı. Bu anket, bireylerin fiziksel endişelerini önem sırasına göre belirtmesini ve bu endişelerin günlük yaşam üzerindeki etkilerini sorgulayan sekiz basit sorudan oluşuyordu. BDD açısından pozitif çıkan 9 hastanın 7’sine tedavi yapılmadı. Ancak bu hastaların çoğu durumu anlayışla karşıladı. Bir hasta ağladı ama bir uzmana yönlendirilmeyi kabul etti ve terapiye başladı. Bu da bize, doğru bir iletişimle BDD riskli bireylerin tıbbi yardıma yönlendirilebileceğini gösteriyor.
Kırmızı bayraklar nelerdir?
BDD şüphesi yaratabilecek davranışlar, estetik danışmalarda sıklıkla gözlemlenebilir. Klinik çalışanlarının bu kırmızı bayrakları tanıyabilmesi, erken teşhis açısından kritik öneme sahiptir. Bunlar arasında:
-
Sürekli farklı kliniklere başvurma,
-
Aşırı “örtme” davranışı (makyaj, şapka, atkı),
-
Aynaya obsesif bakışlar,
-
İstenilen görüntüyü, ünlülerin fotoğraflarıyla tarif etme,
-
“Kontrol listesi” ile gelme,
-
Sosyal medya takibiyle uygulayıcıyı idealize etme…
Bu tür davranışlar, hastanın görünüm takıntısı konusunda uyarı niteliğindedir.
Tarama neden genellikle yapılmıyor?
Anketlere göre, dermatologların yalnızca %60’ı yeni hastalarına psikiyatrik öykü sorarken, %37’si BDD’yi işlem için kontrendikasyon olarak görmemektedir. Ayrıca, uygulayıcılar genellikle zaman kısıtı, hastayı kaybetme korkusu ya da güvenilir tarama araçlarının eksikliği nedeniyle bu taramaları yapmaktan kaçınmaktadır.
Oysa araştırmalar, BDD tanısı konmuş bireylerin:
-
%98’inin yapılan işlemlerden görünüm açısından hiçbir fark hissetmediğini,
-
%16’sının ise görünümünün daha kötüleştiğine inandığını,
-
%24–28’inin intihar girişiminde bulunduğunu ve
-
BDD’li bireylerde intihar oranlarının toplum ortalamasına göre 6–23 kat daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Bu tarama protokolü nasıl çalışıyor?
Gizli ve çok aşamalı bir yapı sayesinde hastalar, farkında olmadan BDD açısından ön taramadan geçiyor. İlk formda, “Mükemmel görünmek istiyorum” veya “Tekrar 20 yaşında görünmek istiyorum” gibi ifadeleri işaretleyen hastalar ikinci aşamaya yönlendiriliyor. Burada, daha detaylı bir değerlendirme yapılıyor. Şüphe hâlâ devam ederse, hastaya üçüncü bir görüşme ve konsültasyon sunuluyor.
Bu aşamada hastadan istenen değişikliği elleriyle göstermesi isteniyor. Eğer bu talep estetik tıbbın sınırlarını aşacak düzeydeyse (örneğin: tamamen simetrik yüz, doğal olmayan dudak hacmi vs.), bu da BDD’nin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Tedavi yerine ne yapılmalı?
Bu tarz riskli durumlarda tedavi ertelenebilir. Bunun yerine, o süre hasta ile açık bir iletişim kurmak ve psikolojik destek sürecine yönlendirmek için kullanılabilir. Bu hem hastayı korur, hem de uygulayıcıyı hukuki ve etik sorumluluklardan uzaklaştırır.
Çalışmanın önemi ve öneriler
Bu pilot çalışma, kozmetik alanında çalışan hekimlerin BDD konusunda eğitilmesi, uygun tarama protokollerini tanıması ve uygulaması gerektiğini vurguluyor. Hekimler, elde edilen sonuçları doğru analiz etmeyi öğrenmeli ve riskli hastaları nasıl yönlendirecekleri konusunda donanımlı olmalıdır.
Özellikle estetik uygulamalarda, yalnızca fiziksel beklentileri değil, psikolojik bütünlüğü de dikkate alan bir yaklaşım benimsemek hasta güvenliğini ve memnuniyetini doğrudan artırır.
Sonuç: Gerçek güzellik, sağlıklı bir zihinle mümkündür
Kozmetik dermatolojide başarılı sonuçlar, yalnızca dış görünüşteki değişikliklerle değil, hastanın bu değişiklikleri nasıl algıladığıyla da yakından ilişkilidir. Beden dismorfik bozukluğu gibi durumlar, basit bir dolgu ya da botoks işleminin çok ötesinde etkiler yaratabilir. Bu nedenle, her hasta başvurusunda psikolojik durumu göz ardı etmeden, gizli ama etkili bir tarama protokolü uygulamak, hem hastaya hem de hekime kazandırır.
Dr. Fatma Yıldız
Ankara Life Polikliniği
“Sağlıklı bir beden, sağlıklı bir zihinle başlar.”
